9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6728 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanununun
370. Maddesi “İzaha Davet” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.
İzaha davet müessesesi, verginin ziya (kayba) uğradığına delil oluşturan emareler bulunduğuna dair
yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından
mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda
vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya
takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar
dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.
25 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 482 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğinde izaha davetin kapsamı ve şekli, ön tespitin niteliği, izaha daveti yapacak ve yapılan
izahı değerlendirecek merciler, davet yapılacaklar, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile
uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar belirlenmiştir. Genel Tebliğ sirkülerimizin son
b.lümündedir.
İzaha davet maddesi hükümlerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:
Vergi incelemesine başlanmadan yada takdir komisyonuna sevk edilmeden önce ve ihbar da
mevcut değilse vergi idaresince kurulan İzah Değerlendirme Komisyonlarınca mükellefin vergi
kaybına neden olduğuna dair ön tespitler yapılmışsa mükellef konuyla ilgili olarak yazıyla izaha
davet edilecektir. Hangi konuların izaha davet kapsamına girdiği tebliğde sayılmıştır. Sahte veya
yanıltıcı belge kullanımı da bu kapsamdadır. Bu belgeleri kullanma fiiliyle ilgili ön tespit varsa;
“izaha davet” müessesesi; sahte veya yanıltıcı belge tutarının her bir belge tutarıyla 50.000 TL nı
geçmemesi ve ilgili yılda mükellefin toplam mal ve hizmet alışının % 5 ini aşmaması kaydıyla
sözkonusu olabilecektir. Bunu aşan sahte veya muhteviyatı yanıltıcı belge kullanma fiilleri ile diğer
sahte belge düzenleme gibi diğer kaçakçılık suçları ise “izaha davet” kapsamı dışında tutulmaktadır.
Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, Vergi
Usul Kanununun 371 inci Maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Tabiatıyla izaha davet yazısında geçen tespit dışındaki işlemlerde mükellefin pişmanlıkla
beyanname verebilmesi mümkündür.
Mükellefe izaha davet yazısına karşı cevap için 15 günlük süre tanınmıştır. Mükellef belirtilen
sürede cevap vermezse vergi incelemesi yada takdir komisyonuna sevk edilecektir.
Mükellef 15 gün içinde yazılı izahta bulunduğunda ise şu sonuçlar doğabilecektir:
Mükellefin vergi kaybı olmadığı y.nündeki izahı idarece kabul g.rürse vergi incelemesi yada takdir
komisyonuna sevk sözkonusu olmayacaktır. Diğer bir ifadeyle, yapılan izahat üzerine idarece
olayda vergi kaybının bulunmadığı anlaşıldığında mükellef aleyhine tarhiyata d.nüşebilecek bir
yola gidilmeyecektir.
Haklarında yapılan ön tespite ilişkin olarak, izaha davet yazısında yer verilen ziyaa uğramış
olabilecek vergi tutarını doğrular y.nünde mükelleflerce izahta bulunulması durumunda; mükellef
izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde beyannamesini düzeltebilecek yada hiç vermemişse
verebilecektir. Bu durumda, gecikme zammına eşit tutarda izaha davet zammıyla birlikte vergisini
aynı sürede öderse vergi ziyaı cezası verginin % 20 si olarak kesilecektir. Ceza için tarhiyat sonrası
uzlaşma hakkı mevcuttur.
Mükellef.e olayda vergi kaybı bulunmadığı y.nünde yapılan izahın komisyonca yeterli
bulunmaması ve beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğunun değerlendirilmesi
halinde bu durum mükellefe bildirilir.Mükellef Bu bildirim üzerine, izahın yapıldığı tarihten itibaren
15 günlük süre sona ermeden bir üst paragrafta belirtilen şekilde beyannamelerini verebilir yada
düzeltebilir. Bunu yapmadığında takdir komisyonu veya vergi incelemesine sevk edilecektir.
Burada, süre konusunda uygulamada sıkıntı çıkabileceğini düşünüyoruz.Zira, düzeltme süresi
olarak yeni bir süre verilmemektedir.