UZMANLARDAN ÇİFTÇİLERE UYARILAR

TARİH 06 Mayıs 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 54
Van'ın Gevaş ilçesinde havaların ısınmasıyla birlikte çiftçiler ekim yapmaya başlarken, uzmanlar konu ile ilgili uyarılarda bulundu. Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Gevaş Meslek Yüksekokulu (MYO) Bahçe Ziraatı Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Numan Bildirici; ekim zamanı, çiftçilerin sorunları, ekilecek ürün türü ve ekim yapılırken dikkat edilecek hususlar hakkında bilgiler verdi. Van Gölü Havzası için en uygun ekim zamanının 1 ile 15 Mayıs tarihleri arası olduğunu kaydeden Bildirici, öncelikle toprağa tekniğine uygun bir şekilde sürüm yapılması gerektiğini ifade etti. Toprağın özellikle tavında sürülmesi gerektiğini anlatan Bildirici, "Aksi takdirde iyi bir tohum yatağı oluşturulamaz. Toprağımızı işlerken uygun zamanı belirleyebilmek için toprak yüzeyinin 5 santimetre altından bir avuç toprak örneği alınır. Çiğ köfte yapıyormuş gibi avucumuzda sıkıp iki adım önümüze fırlattığımızda dağılıyor ise toprağa tava gelmiş demektir. Eğer dağılmıyor ise toprak nemi fazladır ve kuruması beklenmelidir. Beklenmeden erken sürüm yapılır ise kesek atar. Bu da kötü bir tohum yatağının oluşmasına ve maliyetlerin artmasına neden olur. Ayrıca dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da tohumların ekim derinliğidir. Unutulmamalıdır ki her tohum kendi çapının en fazla beş katı derinliğe ekilmelidir. Yani tohumlar küçüldükçe daha yüzlek ekilmelidir. Aksi takdirde çıkmaz. Örneğin maydanoz tohumları oldukça küçük olduğu için 1-2 santimetre derinliğe ekilirken fasulyenin 6-8 santimetre derinliğe ekilmesi gerekir. Bölgemizde şeker pancarı üreticilerinin toprak nemini yakalamak amacı ile küçük olan pancar tohumlarını derine ekmek suretiyle zaman zaman zarar gördüğü belirlenmiştir" dedi. Kentteki sebze ihtiyacının büyük kısmının dışarıdan karşılandığını belirten Yrd. Doç. Dr. Numan Bildirici, bunun asgariye indirilebileceğini ifade etti. Van Gölü Havzası topraklarının sebze üretimine elverişli olduğuna dikkat çeken Bildirici, daha iyi bir gelir elde etmek için sebze ve meyve üretimine ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Bölgede, kıymetli olan sulu tarım arazilerinde çiftçilerin buğday ve arpa gibi oldukça düşük gelir elde edilen kuru tarım bitkilerini yetiştirdiklerini belirten Bildirici, "Oysa bu yanlıştır. Çünkü bu tür tarla bitkilerinin kuru tarım alanlarında kışlık ekim yapılarak yetiştirilmesi gerekir. Sulanabilen arazilerde daha iyi gelir getirecek olan fasulye, patates, mısır ve şeker pancarı gibi tarla bitkilerine veya domates, biber, salatalık, yeşil fasulye, kabak, lahana, havuç gibi sebze türlerine yer verilmelidir. Zira son yıllarda insan sağlığı açısından yeşil sebze ve meyvelerin önemlerinin anlaşılması üzerine bu ürünlere olan talep artmaktadır. Ayrıca çiftçilerimizin dikkat etmesi gereken önemli bir husus da ekim nöbeti uygulamasıdır. Yani aynı bitki aynı toprağa arka arkaya ekilmemelidir. Örneğin; geçen yıl fasulye ekmiş olduğumuz tarlaya bu yıl patates ekmemiz daha doğru olacaktır. Çünkü toprağın verimsizleşmesini ve hastalıkların arız olmasını engellemiş oluruz. Aynı tür bitkiler ekilir ise toprağımızdan hep aynı besin elementlerinin sömürülmesi ve bitki köklerinin salgılamış olduğu toksik bileşiklerin yıllar itibariyle toprakta artması nedeniyle verimsizleşir. Çiftçilerimizin bilmesi gereken bir diğer husus ise ekim nöbetini uygularken toprağa azot fikse etmeleri, cihetiyle baklagil bitkilerine yer vermeleridir. Baklagil bitkileri topraktaki rhizobium bakterileri ile ortak yaşam kurarak; insanlar ve hayvanlar gibi yüksek organizmaların faydalanamadığı havanın yüzde 79 oranındaki serbest azotunun bir bağını koparmak suretiyle bitkiye ve toprağa kazandırırlar. Halk arasında yonca toprağının kıymetli sayılmasının nedeni budur" şeklinde konuştu.