TÜRKİYE'NİN ET İTHALATI

TARİH 08 Temmuz 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 80
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Onur Kurulu Üyesi Ahmet Faruk Demir, et fiyatlarının kasaplık canlı hayvan ithalatı ile mümkün olmayacağını ve hayvancılığın desteklenerek artacak üretimle fiyatların düşürülebileceğini söyledi. Demir yaptığı açıklamada, bir süre önce tırmanışa geçen et fiyatlarının kontrol altına alınabilmesi için Bakanlar Kurulu Kararı ile Et ve Balık Kurumuna 16 bin ton kasaplık canlı hayvan ile 7 bin 500 ton sığır eti ithalatı yetkisi verildiğini söyledi. Bu kapsamda yapılan kasaplık canlı hayvan ithalatıyla marketlerdeki et fiyatları sadece birkaç lira gerilettiğini ifade eden Demir, "Bugünlerde fiyatlar yine yükselişe geçti. Çare olarak yine kasaplık canlı hayvan ithalatı gündeme geldi ve 29 Haziran 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile 31 Aralık 2010 tarihine kadar 100 bin ton kasaplık canlı hayvan ithalatı için Et ve Balık Kurumu'na görev verildi" dedi. 1980'li yıllarla birlikte başlayan özelleştirme akımları sonucu Türkiye'de hayvancılığı hızla gerilediğini anlatan Demir, "1980 yılında ülkemiz nüfusu 44 milyon iken büyük ve küçükbaş hayvan varlığımız 80 milyon başın üzerindeydi. Günümüzde nüfusumuz 72,5 milyona çıkarken hayvan varlığımız 37 milyona geriledi. Nüfusumuzun 56 milyon olduğu 1990 yılında kırmızı et üretimimiz 742 bin ton iken günümüzde 412 bin tona geriledi" diye konuştu. Türkiye'de 2007 ve 2008 yıllarında şiddetli kuraklık yaşandığını da hatırlatan Demir, "Bu süreçte yem fiyatları hızla artarken hayvancılık desteklerinin neredeyse yarı yarıya azaltıldı. Yemde dışa bağımlılığın her geçen gün daha da artması, meraların ucuz yem kaynağı olarak kullanılmaması, hayvan ıslahı konusuna yeterince önem verilmemesi, tarımımıza yeterince önem ve destek verilmemesi de hayvancılığımızı gerileten diğer önemli konulardır" şeklinde konuştu. Hayvancılık sektöründe mutlaka özel sektör de olması gerektiğini belirten Demir, "Ancak özel sektöre yol gösterecek, piyasayı düzenleyecek, üreticiyi mağdur etmeyecek, tüketicinin ucuz bir şekilde hayvansal ürünlerden yararlanmasını sağlayacak güçlü bir kamu yapılanmasına mutlak surette ihtiyaç vardır. Çiftçimizin tarımsal faaliyeti sonucu sağlanan artı değerle ülkemizin bugünlere taşındığı, köylümüzün bir zamanlar milletin efendisi olduğu, ülkemizin yeterli bilgi birikimi ve teknik eleman gücüne sahip olduğunun bilinci ile tarıma gereken önem ve destek artık verilmelidir. Onlarca yıldır ihmal edilen hayvan ıslahına gereken önem verilerek coğrafyamıza en iyi şekilde uyum sağlamış verimi yüksek hayvanların üretimine kaynak ayrılmalıdır. Hayvansal üretimde maliyeti düşürmek için meralardan yararlanılmalı, bu kapsamda meralarımız ıslah edilmeli, yem bitkileri ekimi daha fazla desteklenmelidir. Taşıma suyla değirmen dönmeyeceği gibi hayvan ithalatı ile de ne hayvancılık sektörünün sorunları çözülür ne de et fiyatları aşağı düşer" dedi.