TARIM TOPRAKLARIN YÜZDE 75’İ EROZYON RİSKİ ALTINDA

TARİH 04 Ağustos 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 57
Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Sadettin Öztürk, verimli tarım topraklarının korunması için toprak işleme sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Toprakları koruyan bitki örtüsünün,insanlar tarafından yok edilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınmakta ve taşınmakta olduğuna işaret eden Sadettin Öztürk, “Yılda ortalama 500 milyon ton toprağımız denizlere, göl ve barajlara taşınmaktadır. Halbuki 1 santimetre kalınlığındaki bir toprak binlerce yılda oluşabilmektedir. Ülkemizde birim alandan taşınan toprak miktarı Afrika, Avrupa ve Amerika’dan daha fazladır. Bugün ülkemizdeki tarım topraklarının yüzde 75’ inde su ve rüzgar erozyonu problemi bulunmaktadır. Erozyonun en önemli nedenlerinden biri, toprağın yanlış ve bilinçsizce işlenmesidir. Tarımda en az girdi ile en yüksek verimi elde etmenin yanında, çevreyi ve toprağı korumayı da dikkate alan yöntemlerin ve üretim tekniklerinin kullanılması tüm dünyada uygulanmaya başlanmıştır” dedi. Türkiye’de tarımın geleneksel toprak işleme yöntemleriyle yapılmakta olduğuna işaret eden Sadettin Öztürk, bu yöntemlerle toprağın pullukla devrilerek kabartılmakta ve toprak yüzeyindeki her türlü bitki artıklarının toprak altına alınmakta olduğuna dikkat çekti. Bu uygulamada toprağın agregat yapısı bozulmakta tarla yüzeyi tamamen sıkışmakta erozyona açık hale gelmekte olduğunun altını çizen Öztürk, “Dünyada yaygın olarak uygulanan koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim sistemlerinin topraklarımızı korumak için ülkemizde de uygulanması zorunluluk haline gelmiştir. Koruyucu toprak işlemede pulluk kullanılmayıp toprağı yırtarak işleyen çizel ve benzeri aletler kullanılmaktadır. Bu şekilde tarla yüzeyinin bir kısmı bitki artıklarıyla kaplı kalmaktadır. Toprağı devirmeden işlemeye yönelik bu uygulamada toprak yüzeyinde bitki örtüsü bulunmasıyla erozyon büyük ölçüde önlenmektedir. Koruyucu toprak işleme yönteminde amaç, ön bitki ve ürün artıklarının yüzeye yakın bırakılması ve toprak işleme yoğunluğunun azaltılmasıdır. Ayrıca bu sistemde toprakların korunmasının yanında işçilik, yakıt ve zamandan da önemli miktarda tasarruf sağlanmaktadır” şeklinde konuştu. ENSTİTÜDE BAŞARIYLA UYGULANDI Toprağı koruyucu toprak işleme yönteminin Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü tarafından 2. ürün pamuk ekiminde başarıyla uygulandığını kaydeden Öztürk, şunları söyledi: “maktadır. Buğday, arpa ya da mercimek hasatından sonra, doğrudan anıza pamuk ekimi yapılmaktadır. Bu şekilde daha az masrafla ekim yapılabilmekte toprağın agregat yapısı korunmakta ve topraklarımızın aşınması önlenmektedir. Bölgemiz üreticilerinin de benimsemeye başladığı bu uygulamadan olumlu sonuçlar alınmaktadır. Enstitü olarak bu sisteme uygun geliştirilen gün-derece ihtiyacı düşük erkenci pamuk çeşidiyle 2010 yılında binlerce dekar alanda üreticiler tarafından 2. ürün pamuk tarımı yapılmaktadır. Hedefimiz, emanet olarak atalarımızdan aldığımız bu verimli toprakları kaybetmeden tarım yapılabilir bir halde gelecek nesillere bırakmaktır. Toprağın yapısını bozacak her türlü aşırı toprak işleme ve anız yakmaktan uzak durmalıyız”