Madenci ÖTV Oranlarının Düşürülmesini İstiyor

TARİH 18 Ocak 2012
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 17

Uşak'ta bulunan Kışladağ Altın Madeni'nin Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Hakan Ünal, bölge milletvekillerinin ve siyasetçilerin madencilik sektörü sorunları üzerinde daha etkin çalışması gerektiğini kaydederek, "Enerji ve motorin girdi fiyatlarındaki ÖTV oranlarının düşürülmesi sektörü oldukça rahatlatacaktır" dedi.

Uşak'ta faaliyetlerini sürdüren, 240 tonluk metal altın rezervi ile Türkiye ve Avrupa'nın en büyük altın madeni olan Kanadalı Eldorado Gold firmasının sahip olduğu Tüprag Metal Madencilik San. ve Tic. A.Ş.tarafından işletilen Kışladağ Altın Madeni'nin Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Hakan Ünal, madencilik sektöründeki sorunları değerlendirdi. Madenciliğin en çok katma değeri ve istihdam oluşturma kapasitesine sahip olan öncü bir sektör olduğuna değinen Ünal, Türkiye'de madenciliğe çok büyük önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Ülkelerin kalkınmasında stratejik bir öneme sahip olan madencilikte, gelecek kuşakların ihtiyaç duyduğu kaynakların varlığını tehlikeye atmadan maden kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayan Ünal, madenciliğin bir yandan yarattığı yüksek katma değer ile toplumların refah düzeyini doğrudan etkilediğini, diğer taraftan da sağladığı hammadde, ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetler ile sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesini temin ettiğini söyledi.

Madenciliğin Gayrisafi Milli Hasıla'daki payının ABD'de yüzde 4.2, Kanada'da yüzde 7.5 ve Avustralya'da yüzde 8.7 olduğunu ifade eden Ahmet Hakan Ünal, "Türkiye'de ise bu durum Cumhuriyetin ilk yıllarında yüzde 20'nin üzerinde iken, şimdi yüzde 1.5 gibi son derece düşük bir seviyede yer alıyor" dedi.

Madencilik sektöründe yaşanan sorunları ve yapılması gerekenleri aktaran Ünal, "Son dönemde iyileşmeler gösteren bürokrasinin daha hızlı, daha etkin yapıya kavuşması gerekirken, mevzuata yeteri kadar hakim olmayan teknik personel eksiklikleri de ciddi sıkıntılar yaratıyor. Gereken izinlerin tamamının gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ÇED kapsamında alınması ortaya çıkan sorunların asgariye indirilmesine katkıda bulunacaktır" diye konuştu.

'YENİ REZERVLER İÇİN RİSK SERMAYESİ AYRILMALI'

Bölge milletvekilleri ve siyasetçilerin madencilik sektörü sorunları üzerine daha etkin çalışması gerektiğini kaydeden Ünal, şunları kaydetti:

"Yeni rezervlerin araştırılması için risk sermayesi ayrılmalıdır. Dünyada yıllık 12 milyar Dolar olan risk sermayesi, ülkemizde 50 milyon dolarda kalmış ve dolaylı vergiler toplam maliyetin içerisinde yüzde 63'lük bir paya ulaşmıştır. Bu oranla diğer ülkelerle rekabet edilmesi mümkün değildir. Enerji ve motorin girdi fiyatlarındaki ÖTV oranlarının düşürülmesi sektörü oldukça rahatlatacaktır. Öncelikli olarak yatırıma başlamadan önce ÇED Raporunu almak, pek çok bürokratik engellerle karşılaşılması firmaları yatırım yapmaktan vazgeçirmekte ve bu yüzden pek çok ocak atıl durumda beklemektedir. Bu ocakları faal duruma getirmek için çaba harcanmalıdır."

LİDER ÇİN

Sektörün geleceğine bakıldığında dünyada en çok madenin üretildiği ve tüketildiği ülkenin Çin olduğunu kaydeden Ünal, "Çin'in bu sektördeki talepleri fiyatların artışına neden olmaktadır. Metal ve enerji fiyatları, Çin'in endüstriye hammadde ihtiyacının artışıyla birlikte 2003 yılından bu yana ciddi artış eğilimindedir. 2002 yılında bin 670 Dolar olan bakırın tonu 5.7 kat artarak 9 bin 515 dolara, 22 Dolar olan bir varil petrol 4.7 kat artarak 104 dolara, 309 Dolar olan bir ons altın ise 5 kat artarak bin 600 Dolar seviyelerine gelmiştir" dedi.