Lisanslı Depoculuk ile Hem Üretici Hem de Ülke Kazanacak

TARİH 20 Eylül 2012
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 87

Türkiye'de ilk olarak Ünye'de başlayacak olan lisanslı depoculuk için hazırlıklar sürüyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan gelerek Ünye'deki depoda incelemelerde bulunan 7 kişilik heyet, şartların uygun olması durumunda ekim ayından itibaren ürün alımına başlanacağını söyledi.

7 yıl önce başlatılan ve halen devam eden fındıkta lisanslı depoculuk faaliyetinde sona gelindi. Türkiye'de pilot bölge olarak ilk kez Ünye'de başlayacak olan lisanslı depoculuk hakkında bilgi veren Lisanslı Depoculuk A.Ş. Genel Koordinatörü İlham Öztürk, uygulamada geç kalınmasına rağmen üretici için önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

Toprak Mahsulleri Ofis i(TMO) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından kurunla lisanslı depoculuk faaliyeti Türkiye'de ilk olarak Ünye'de başlıyor. TMO'nun Yüceler köyünde bulunan 25 bin tonluk depolarda başlatılacak olan lisanslı depoculuk için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan gelen heyet ön incelemelere başladı. Hafta sonuna kadar Ünye'de incelemelerde bulunacak olan heyet, Ünye Ticaret Borsası'nda lisanslı depoculuğu anlattı. Lisanslı Depoculuk A.Ş. Genel Koordinatörü İlham Öztürk, "Lisanslı depoculuk faaliyetinde temel amaç Türkiye'nin tarım ve ticaretini buluşturmak. Şirketin 5 ortağı var. Uygulamanın ilk başlangıç yeri Ünye olacak. O amaçla da ön incelemeler yapılıyor. Biz depo olarak, yetkili sınıflandırıcı ve borsa olarak yeterliğe hazır olduğumuz kanaatine vardığında bize lisans veriyor. Yani yetkili sınıflandırıcılığı yapabilme ve yetkili borsa olabilme ve diğer taraftan da lisanslı depo olabilmek için lisans alıyorsunuz bakanlıktan. Yani bir tarafta malı kabul eden depo var, o depoya gelen malı analiz eden yetkili sınıflandırıcılar, diğer taraftan da deponun düzenlendiği ürün üzerinde işlem gördüğü borsalar var" dedi.

"FINDIK DEPODA, BELGELER VATANDAŞTA"

Sistemin nasıl işleyeceğini de anlatan Genel Koordinatör Öztürk, "Örneğin malları getiriyor depoya koyuyor, orada yetkili sınıflandırıcı tarafından malı sınıflandırılıyor. Yani 1.sınıf, 2.sınıf,

3.sınıfın şeklinde sınıflandırılıyor. O sınıflama sonucuna göre bir belge veriliyor. Artık mal depoda kişinin malının sahibi olduğunu gösteren belgede elindedir. Artık kişi borsada işlem yapıyor yani malını orada satıyor. Aradaki satışlarda malın mülkiyeti değişiyor ama mal depoda kalıyor. Buda aynı zamanda tarımda ticareti kolaylaştırıyor. Sonra lisanslı depolar belli bir mevzuata uygun yaptırılmış depolar yani son teknolojiye sahip, havalandırmalı, fındık için uygun süküneti, rutubeti veren sistemler var. Dolayısıyla bu daha da insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde stoklanıyor" diye konuştu.

"SİSTEMİN GÜVENCESİ DEVLET"

Sistemin güvencesinin devlet olduğunun altını çizen Öztürk, "Öncelikle sigorta var yani mal depoya konulduktan sonra Lisanslı depo bu fındıkların tamamını sigortalattırıyor. Bunun yanında devletin kurduğu 'tazmin fonu' diye bir fon var. Şayet para sigortadan alınamazsa, o fon parayı ödüyor. Kısacası devlet güvencesi var. Bizim yaptığımız işlem bir anlamda emsal bankacılığı. Nasıl bankaya gidip parayı yatırıyorsunuz ve karşılığında size bir belge veriliyorsa, bizde de mal teslim edilip karşılığında belge veriliyor. Bu belgeyle de tarımda ticareti kolaylaştırmış oluyoruz" şeklinde konuştu.

"GELECEKTE YATIRIM ARACI OLACAK"

Gelecekte bu ürün senedi, elektronik ürün senedi olacağını bir yatırım aracı haline geleceğini belirten Öztürk,

"Gelecekte tabii ki menkul kıymetler gibi işlem görecek. Depolar kuruldukça sistem oturdukça, tahmin ediyorum ki önümüzde ki yıllarda bu sisteme geçilecek. Bu sistem bir Amerikan sistemi aslında. Maalesef bizim geç başladığımız bir sistem. Normalde yasası da 2005 yılında çıktı. Ancak 7 yıl sonra uygulanabilir hale geldi. Tabii ki hem üretici açısından hem tasarrufçu açısından faydalı ve gerekli bir sistem. Aynı zamanda sürdürülebilir tarım içinde gerekli olan bir olay. Yani ticaret kolaylaştırılırsa, ürünlere olan ilgi daha da artar. Pazar oluştuğu zaman üretim fazlası ürünler bu kurulan depolarda stoklanır ve istenildiği zaman piyasaya sürülür. Bu tür kolaylıkların yanında birde sistemin banka ayağı var. Üretici gidip bankadan kredi alabiliyor. Oradaki tek teminatı elindeki senet. Banka bunun üzerine rehin işlemi kuruyor. Senedin karşılığında kredi alıp malı depoda tutabiliyor. Dolayısıyla daha sonra satma imkanı sağlamış oluyor" ifadelerini kullandı.