Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ve KDV Kanunlarındaki değişiklikler.

TARİH 12 Ağustos 2016
KATEGORİ Mali Ajanda
OKUNMA SAYISI 25

Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ve KDV Kanunlarındaki değişiklikler.

KURUMLAR VERGİSİ , GELİR VERGİSİ VE KDV KANUNLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER:
Sirkülerimizde; 9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yatırım Ortamının
İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Kanun No:6728) ile
Kurumlar Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve KDV Kanununda yapılan değişikliklerden önemli
gördüklerimize yer verilmiştir.
1.KURUMLAR VERGİSİ KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ:
1.1.Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hükümlerinde Değişiklik (6728 sy
Kanun Md:59):
Bilindiği üzere, Kanunun 13.Maddesi uyarınca kurumların ilişkili kişilerle olan her türlü mal veya
hizmet alışverişinde bedelin emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesi gereklidir.
İlişkili kişi tanımında; doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisinde şimdiye kadar ortaklık hisse oranına
bakılmamaktaydı. Bu defa, 6728 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle anılan Maddeye;
"İlişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç
dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması
şartı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr
payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılır. İlişkili kişiler açısından bu oranlar
topluca dikkate alınır."
cümleleri eklenmiştir. Bakanlar Kuruluna da bu oranı arttırma ve azaltma yetkisi tanınmıştır.
Doğrudan veya dolaylı ortaklık dışında kalan ilişkili kişilerin tanımında ise bir değişiklik
bulunmamaktadır. (Kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı
olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumlar)
Anılan Maddede yapılan diğer bir değişiklikle; ilişkili kişilerle yapılan işlemlerin emsaller uygunluk
ilkesine göre belirlenmesinde kullanılacak yöntemlere “işlemsel kar yöntemleri” ilave
edilmektedir. Bunlar, işleme dayalı net kar marjı yöntemi ile kar bölüşüm yöntemi olup işlemden
doğan karı esas almaktadır. Bu yöntemler esas itibariyle Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü
Kazanç Dağıtımı ile ilgili Genel Tebliğde mevcut olup bu defa Kanun metnine alınmış olmaktadır.
Ancak, daha önce mevcut olan yöntemlerle bu yöntemler arasında artık öncelik sırası
kalmamaktadır.
Transfer fıyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine
getiren mükelleflere, örtülü kazanç dağıtımından dolayı vergi tarhedilirse ceza % 50 oranında
indirimli uygulanacaktır.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümlerinde yapılan değişiklikler 9
Ağustos 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bunun 2016 başından geçerli olarak yapılmaması
uygulamaya yönelik sıkıntılar oluşturabilir diye düşünüyoruz.
1.2. Ar-Ge İndirimi İle İlgili Düzenleme (6728 sy Kanun Md:59, Md:60):
6728 sayılı Kanun öncesinde; araştırma ve geliştirme (ar-ge) harcamaları üzerinden hesaplanan
tutarın matrah hesabında kazançtan indirimine ilişkin olarak hem Kurumlar Vergisi Kanununda
(Madde:10) hem de 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi
Hakkında Kanunda (Madde:3) ayrı ayrı düzenlemeler mevcuttu. Mükellefler hangi düzenlemeden
yararlanacağı konusunda tercih yapmakta idi. Bu defa, 6728 sayılı Kanunun 58. Maddesi ile
Kurumlar Vergisi Kanunundaki Ar Ge indirimine yönelik düzenleme kaldırılmıştır.
6728 sayılı Kanunun 60. Maddesi ile de 5746 sayılı Kanunun 3/A Maddesinde Ar-Ge indirimi olarak
yeniden hükümler eklenmiştir.
Bununla birlikte halen 5746 sayılı Kanunun 3. Maddesinde yer alan Ar-Ge indirimi ile ilgili
düzenleme de geçerliliğini korumaktadır.
Dolayısıyla, mükellefler Ar-Ge indirimi konusunda bu defa 5746 sayılı Kanunun 3. Maddesi ile 3/A
Maddesi arasında tercih yapmak durumunda kalacaktır.
1.3. Diğer Değişiklikler:
Bölgesel yönetim merkezlerine muafiyet getirilmektedir. (6728 sy Kanun Md:55)
Sat-Geri Kirala-Geri al kapsamında yapılan işlemler ile Varlık Kiralama Şirketleri ile yapılan
işlemlerdeki istisnalar yeniden düzenlenmektedir. (6728 sy Kanun Md:56)
2.GELİR VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER:
2.1.Tek Primli Yıllık Gelir Sigortaları, Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik İle İlgili Düzenlemeler
(6728 sy Kanun Md:11):
Tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı Gelir Vergisinden istisna olup,
tevkifata da tabi değildir. Yapılan değişiklikle mevcut istisnadan yararlanılabilmesi için en az 10 yıl
veya ömür boyu sistemde kalınması şart getirilmektedir. Vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu
nedenler hariç 10 yıl tamamlanmadan ayrılanlara yapılan ödemelerin irat kısmı üzerinden % 15
oranında tevkifat yapılacaktır. 9 Ağustos 2016 öncesi düzenlenmiş poliçeler ise bu şarta tabi
olmaksızın istisna kapsamındadır. (6728 sy Kanunun Geçici 1. Maddesi)
Bireysel emeklilikten emeklilik hakkı kazananlar ile hayat sigortalarından 10 yıl süreyle prim
ödedikten sonra ayrılanlar ya da bunlardan vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlar toplu defaten ödeme almak yerine bunları en az 10 yıl veya ömür boyu kalınacak şekilde
tek primli yıllık gelir sigortalarına yatırırlarsa, bireysel emeklilik ve sigortadan ayrılma sırasında irat
tutarından tevkifat yapılmayacaktır. Bununla birlikte, tek primli yıllık gelir sigortası istisna şartı
(vefat, maluliyet, tasfiye gibi zorunlu nedenler hariç) ihlal edilirse, hem bu aşamada hem de sigorta
ve bireysel emeklilikten ayrılma aşamasındaki iratlarından vergi kesilecektir. İhlal halinde; tek
primli yıllık gelir sigortasının iradından % 15 tevkifat yapılacağı yukarıda belirtilmiştir. Ayrıca, bu
şartı ihlal edenlerin, hayat sigortası ve bireysel emeklilikten ayrılma sırasında aldıkları ve
vergilenmemiş olan iratlarından bu defa 5 er puan fazlasıyla tevkifat kesilecektir. (Hayat
sigortalarından gelenlerde % 15, bireysel emeklilikten gelenlerde % 10)
2.2. Eski Sigorta Poliçeleri Kapsamındaki Ödemelerin, Sandık Ödemelerinin Vergilendirilmesi
(6728 sy Kanun Md:12, Geçici Md:1):
Halen birikimli hayat sigortası poliçeleri kapsamında yapılan ödemelerin ana parayı aşan kısmı
menkul sermaye iradı kabul edilerek tevkifat suretiyle vergilendirilmektedir.
Bununla birlikte, 7 Ekim 2001 ve öncesinde düzenlenmiş hayat sigorta poliçeleri kapsamında ( en
az 10 yıl süreyle prim ödenmiş olması kaydıyla) sistemden ayrılanlara yapılan aylık veya toplu
ödemelerde durum farklıdır. Bu ödemeler Gelir Vergisi Kanununun 4697 sayılı Kanunla yapılan
değişiklik öncesi 23. ve 25. Maddelerindeki istisnalar uygulandıktan sonra kalan kısım üzerinden
ücret olarak tevkifata tabi tutulmaktadır. (4697 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesi)
Anılan Maddelerde, sigortalıya yapılan ödemenin en yüksek devlet memuruna en yüksek ödeme
tutarını aşan kısmının ücret olarak vergilendirileceği belirtilmektedir. Emekli Sandığı Kanununda
yer alan 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağı hükmünün Anayasa
Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bu istisnanın ne şekilde hesaplanacağı tereddüt konusu
olmuştur.
Bu defa, 6728 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesi ile; yukarıda yer alan istisna tutarının
hesaplanmasında 30 yıldan aşağı olmamak üzere prim yatırılan sürelerin dikkate alınacağı hükmü
getirilmek suretiyle uygulamaya yön verilmiştir. Örneğin, sistemden ayrılan 25 yıl prim ödemiş bile
olsa istisna tutarı 30 yıl üzerinden hesaplanacaktır. (En yüksek Devlet memurunun 30 yıl çalışması
karşılığı alacağı ikramiye)
Geçici 1. Maddenin 9 Ağustos 2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ise, Anayasa Mahkemesi
iptal kararının yayımlandığı 7 Ocak 2015 tarihi ile bu tarih aralığındaki ödemelerin durumu
hakkında tereddüt oluşturmaktadır. Gelir İdaresinin bu süreçte farklı yönde görüş verdiği
bilinmektedir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun halen yürürlükte olan 23/11 ve 25/3 Maddeleri
Kanunla kurulan emekli sandıkları ile SSK Geçici 20. Maddedeki sandıklar tarafından yapılan aylık
ve toplu ödemeler için istisna düzenlemesi içermektedir. 6728 Sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesi bu
ödemeler için de öngörülmüş olan “en yüksek Devlet memuruna en yüksek ödeme tutarı”
şeklindeki istisnayı “ en yüksek Devlet memuruna çalışılan süreye bağlı olarak ödenen tutar”
şeklinde değiştirilmiştir.
2.3. Bölgesel Yönetim Merkezlerinde Çalışanlara Ödenen Ücretlerde İstisna (6728 sy Kanun
Md:12) :
Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin, Ekonomi
Bakanlığından alman izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin
faaliyet izni kapsamında istihdam ettikleri hizmet erbabına Türkiye dışında elde ettiği kazançları
üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.
2.4. Yurtdışına Hizmet Veren İşletmelerde İndirim (6728 sy Kanun Md:13) :
Yabancılara ve yurtdışındaki kurumlarla verilen ve münhasıran yurtdışında yararlanılan bazı
hizmetleri veren işletmelerle, eğitim ve sağlık alanında Türkiye’de yerleşmiş olmayanlara hizmet
veren işletmelerin çalıştırdıkları kişilerin ücretlerinin tevkifat matrahından belli şartlarla indirim
yapılmasıyla ilgili hükümler Kanuna eklenmiştir.
2.5. Isı Yalıtımı ve Enerji Tasarrufu Sağlamaya Yönelik Harcamalar (6728 sy Kanun Md:14):
Aktifteki taşınmazların iktisadi değerini arttırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu
sağlamaya yönelik harcamaların amortisman yoluyla değil, yapıldığı yılda (tamamı) doğrudan gider
yazılması sağlanmıştır.
2.6. Ar Ge İndirimi (6728 sy Kanun Md:15):
Ar Ge indirimi ile ilgili düzenleme 5746 sayılı Kanuna 3/A Maddesi olarak düzenlendiğinden Gelir
Vergisi Kanunundaki konuyla ilgili hüküm kaldırılmıştır.
2.7. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (6728 sy Kanun Md:16):
SGK ya verilen aylık prim ve hizmet belgeleri ile muhtasar beyannamelerin “Muhtasar ve Prim
Hizmet Beyannamesi” adıyla tek beyannamede toplanması ve mükellefçe elektronik ortamda
iletilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
2.8. Tevkifat Oranı Farklılaştırılması Yetkisi (6728 sy Kanun Md:17):
Bazı finansal araçlardan yapılan tevkifatı düzenleyen Geçici 67. Maddesinde yapılan değişiklikle,
Bakanlar Kuruluna kıymetlerin elde tutulma süresine göre farklı tevkifat oranı belirleme yetkisi
verilmiştir.
3. KDV Kanunu Değişiklikleri:
3.1. Tahvil Faizleri (6728 sy Kanun Md:43)
Tahvil satın almak bir finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte, bununla birlikte tahvil faiz
gelirlerinin KDV den istisna olduğu hükmü eklenmektedir.
3.2. Sat-Geri Kirala-Geri Al ve Varlık Kiralama Kapsamındaki İşlemler (6728 sy Kanun Md:43):
Sat-Geri Kirala-Geri al kapsamında yapılan işlemler ile Varlık Kiralama Şirketleri ile yapılan
işlemlerdeki istisnalar yeniden düzenlenmektedir.
3.3. Örtülü Kazanç Kapsamında İthalde Yada Sorumlu Sıfatıyla Ödenen KDV (6728 sy Kanun
Md:44):
İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar
Kurumlar Vergisi Kanununa göre kurum kazancından indirilememektedir. Kurumlar Vergisi
Kanununa göre gider kabul edilmeyen işlemlerle ilgili KDV’nin indirimi kabul edilmemektedir.
Kanun ile bu düzenlemelere KDV yönünden bir istisna getirilmektedir. Buna göre; yurtdışındaki
ilişkili kişilerle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı sayılan işlem yapılması
halinde bu kapsamdaki kanunen kabul edilmeyen gider olmakla birlikte ithalde veya sorumlu
sıfatıyla ödenmiş olan KDV’nin indirimlerden çıkarılması gerekmeyecektir.

SAYGILARIMIZLA.