EY Türkiye Kurumsal Finansman Bölümü Başkanı Müşfik Cantekinler, son 10 yılda Türkiye'de şirket satın alma, birleşme ve yabancı yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen 10 yılda, BBVA Grubu'nun Garanti Bankası'na yaptığı yatırımın etkisiyle açıklanan işlem değeri bakımından Türkiye'ye en çok yatırım yapan ülkenin İspanya olduğunu söyledi. İspanya'nın bu dönemde, toplam 22 işlemle 9,3 milyar dolarlık bir hacim yakaladığını bildiren Cantekinler, işlem sayısı bakımından ise 170 işlemle ABD'nin ön plana çıktığını dile getirdi. Cantekinler, açıklanan işlem değeri bakımından son 10 yılda, Türkiye'deki en hareketli sektörün 50,7 milyar dolarlık hacimle enerji sektörü olduğunu, bu sektörü 23,1 milyar dolarlık hacimle finansal hizmetler sektörünün takip ettiğini dile getirdi. Bilişim sektörünün de hacim olarak küçük olmasına rağmen 451 işlemle işlem sayısı bakımından en aktif sektör olduğuna dikkati çeken Cantekinler, en fazla sayıda işlem gerçekleşen diğer sektörlerin ise enerji ile yiyecek&içecek sektörleri olduğunu ifade etti. Cantekinler, Türkiye'nin bu yılın ilk çeyreğinde, birleşme ve satın alma potansiyelinin önemli seviyede altında kaldığını belirtti. Bu yıl da geçmiş yıllarda olduğu gibi bilişim sektörünün işlem sayısı bazında ön plana çıktığını belirten Cantekinler, buna ek olarak yiyecek ve içecek sektörüne olan ilginin arttığını ifade etti. İşlem hacmine bakıldığında ise Doğan Medya Grubu ve Antalya Havalimanı işlemlerinin etkisiyle medya ve ulaştırma sektörlerinin ön plana çıktığını aktaran Cantekinler, "2018 yılının geri kalan döneminde, beklenen özel sektör ve özelleştirme işlemlerine bağlı olarak 10-15 milyar dolar bandında toplam işlem büyüklüğü olacağını tahmin ediyoruz. Enerji, finansal hizmetler, sağlık ve imalat sektörlerinde hareketliliğin artacağını bekliyoruz." dedi.
Müşfik Cantekinler, orta ve uzun vadede Türkiye'ye yatırım konusunda yabancı yatırımcıların iştahı hakkında, "Yabancıların Türk şirketlerine ilgisinin 2017'de bir önceki yıla göre az da olsa arttığını gözlemlemiştik. Ancak, son dönemde yaşanan kurlardaki yükselişler sebebiyle birçok Türk şirketinin karlılıklarının ve bilançolarının daha kırılgan hale geldiğini ve risk seviyesinin arttığı söylenebilir. Her ne kadar kurlardaki artış, yabancı yatırımcıların yatırımlarının daha ucuzladığı ve ilgiyi artıracağı algısı yaratsa da, bu yatırımcıların getiri beklentileri de yine yabancı para birimi cinsinden olmaktadır. Bunları söylemekle beraber, yurt dışı ihracat operasyonlarına ağırlık vermiş ve bilançosunu, özellikle finansal borç bazında etkin yönetmiş firmaların bu dönemde daha çok ön plana çıktığını ve yatırımcıların gözünde olumlu olarak ayrıştığını belirtebiliriz." açıklamasında bulundu.

Güncel ve önemli ekonomik haberleri yatirimyeri.com internet sitesinden takip edebilirsiniz.