Bazı alacakların yeniden yapılandırılmasında İç Genelge

TARİH 08 Eylül 2016
KATEGORİ Mali Ajanda
OKUNMA SAYISI 53

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun ile ilgili 2016/1 sayılı İç Genelge sirkülerimizin son bölümündedir.

SAYGILARIMIZLA.

Sıra No: 2016/1
Sayı: 21002710-010.06.01.[1]-
Tarih: 06/09/2016
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : 21002710-010.06.01.[1]-
Konu :
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA
İLİŞKİN 6736 SAYILI KANUN İÇ GENELGESİ
(Seri No: 2016/1)
....................VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
....................VALİLİĞİNE
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun uygulanmasına
yönelik olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
A- BAŞVURULARA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
Bilindiği gibi, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen mükelleflerin bağlı
oldukları her bir vergi dairesine ayrı ayrı yazılı olarak başvuruda bulunmaları mümkün olduğu gibi
posta yoluyla, Başkanlığımız internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden ya da motorlu taşıtlar
vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar
vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunabilecekleri ve başvurularda dikkat
edilecek hususlar 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 sayılı Kanun
Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
Bu kapsamda, Kanun hükümlerinden yararlanmak için yapılacak başvurularda aşağıda
belirtilen hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir.
1) Muhtelif kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller,
şirket ortakları, kanuni temsilciler, yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirler
gibi amme borçlusu sayılan kişilerin, bu sorumlulukları kapsamında Kanun hükümlerinden
yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunmaları mümkün değildir.
2) Yurt dışında bulunan mükelleflerin faks yoluyla Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere
müracaatta bulunmaları halinde, söz konusu başvuruları kabul edilecektir. Bu durumda,
mükellefler tarafından istenilmesi halinde ödeme tabloları kendisine faks yoluyla
gönderilebilecektir. Ancak, mükelleflerin söz konusu Kanun hükümlerinden yararlandıkları borçları
ile ilgili davalarının bulunması durumunda bu davalarından vazgeçtiklerine dair dilekçeyi yazılı
olarak göndermeleri icap etmektedir.
3) Tutuklu veya hükümlü olan mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlanmaya ilişkin
dilekçelerinin ceza infaz kurumu kayıtlarına alındığı tarihin, bu tarihin belli olmaması durumunda
ceza infaz kurumunun ilgili dilekçeyi vergi dairesine göndermesine ilişkin yazı tarihininbaşvuru
tarihi olarak esas alınması gerekmektedir.
4) Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari
para cezaları için yararlanmak isteyen mükelleflerin taşıtlarının, bulundukları il dışında bir vergi
dairesine kayıtlı olması durumunda, bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile
yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunmaları mümkündür. Bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu
taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunan mükelleflerin bu başvurularını
alan ilgili vergi dairelerinin, alınan başvuru dilekçelerini evrak kaydını yaptıktan sonra taşıtın bağlı
olduğu vergi dairesine posta yoluyla ya da faksla derhal göndermesi gerekmektedir. Taşıtın kayıtlı
olduğu vergi dairesince başvuru dilekçesinin alınması üzerine bu başvurulara ilişkin olarak
tanımlanan evrak kodu ile evrak kaydı yapılacak ve alacak yapılandırılarak ödeme planı
hazırlanacaktır.
Hazırlanan ödeme planları, mükelleflere doğrudan tebliğ edilebileceği gibi ilk müracaatta
bulunulan vergi dairesine mükelleflerin başvurmaları halinde imza karşılığında verilebilecektir.
Ayrıca, mükellefler bu ödeme planlarını Başkanlığımız internet adresi(www.gib.gov.tr) üzerinden
de alabileceklerdir.
5) Kanunun 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
mükelleflerin başvuru süresi içinde bu taleplerinden vazgeçmeleri ya da ödeme seçeneklerini
değiştirmeleri mümkündür.
Anılan maddelerden yararlanılmasının şartlarından biri de dava açılmaması, açılmış
davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, söz konusu Kanun
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran borçluların, ikmalen, re’sen, idarece yapılmış
tarhiyatlar ve takibat işlemlerine karşı açtıkları davalardan vazgeçmeleri gerekmektedir.
Ancak, başvuru sırasında ikmalen, re’sen, idarece yapılmış tarhiyatlar ile takibata yönelik
işlemler nedeniyle açılmış olan davalardan vazgeçileceği yönünde beyanda bulunulduğu ve bu
dilekçelerin vergi dairelerince derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilerek idarece de
başvuruda bulunan mükellefler ile ilgili ihtilafların sürdürülmediği dikkate alındığında, Kanundan
yararlanmak üzere başvuran mükellefler ile ilgili olarak belirtilen işlemler gerçekleştirildikten sonra
ya da idarece ihtilafın sürdürülmeyerek süresinde kanun yollarına başvurulmaması hallerinde
mükelleflerin başvurularından vazgeçmeleri mümkün değildir.
Kanunun, pişmanlıkla veya kendiliğinden verilecek beyannameler ile matrah ve vergi
artırımına ve stok beyanlarına ilişkin hükümlerinden yararlanmak üzere beyan ve bildirimde
bulunanlar da başvuru süresinin sonuna kadar bu beyan ve bildirimlerini düzeltebilirler, ödeme
seçeneklerini değiştirebilirler. Ancak, Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında,
inceleme raporları ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan farkın, matrah veya vergi artırımı
yapılan tutar ile birlikte değerlendirilmiş olması halinde, bu matrah ve vergi artırımına ilişkin
beyanları azaltacak şekilde düzeltme yapılamaz.
6) Kanun hükümlerinden yararlanmaya yönelik başvurularını elektronik ortamda veya yurt
dışından faksla yapan mükelleflerin, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili olarak dava açıp
açmadıkları vergi dairelerince ivedilikle araştırılacak ve bu borçlara ilişkin devam eden ihtilafın
bulunması durumunda, söz konusu davalardan vazgeçtiklerine dair yazılı dilekçeyi onbeş gün içinde
vergi dairesine intikal ettirmeleri, aksi halde Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları hususu
bir yazı ile mükelleflere tebliğ edilecektir. Bu sürede davalardan vazgeçildiğine dair dilekçeleri vergi
dairelerine intikal ettirmeyen mükellefler Kanun hükümlerinden yararlanma haklarını
kaybedeceklerinden başvuruları geçersiz sayılacak ve hazırlanan ödeme planları iptal edilecektir.
7) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 124 üncü maddesi uyarınca mükelleflerin şikâyet yoluyla
Bakanlığımıza/Başkanlığımıza yapmış oldukları müracaatlara konu alacaklar, 6736 sayılı Kanunun 2
nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır. Ancak, mükelleflerin madde hükmünden
yararlanabilmeleri için açılmış davalardan vazgeçmeleri gerektiği tabiidir.
Söz konusu davalardan vazgeçme dilekçelerinin asıllarının davada taraf olan Başkanlığımıza
gönderilmesi ve Başkanlığımızca da bu dilekçelerin ilgili yargı merciine gönderilmesi icap
etmektedir.
Öte yandan, 6736 sayılı Kanunun ilgili maddelerinden yararlanmak için müracaatta bulunan
mükelleflerin yararlandıkları kamu alacağı ile ilişkili olarak şikâyet yoluyla müracaat dışındaki
sebeplerle Bakanlık/Başkanlık aleyhine açılan davanın bulunması halinde Kanun hükümlerinden
yararlanabilmeleri için bu davalardan da vazgeçilmesi gerekmekte olup,
Bakanlığımızın/Başkanlığımızın davalı konumunda olduğu davalara dair ihtilaftan vazgeçme
dilekçelerinin de ivedi olarak Başkanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.
Buna göre, Bakanlığımızın/Başkanlığımızın taraf olduğu davalara ilişkin ihtilaftan vazgeçme
dilekçelerinin ivedilikle davaya konu dosya numarası ilgi tutulmak suretiyle Başkanlığımıza
gönderilmesi sağlanacaktır.
B- BAŞVURUDA BULUNAN MÜKELLEFLERE İLİŞKİN HACİZ İŞLEMLERİ
Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin, yapılandırmaya konu
borçları muaccel olmaktan çıkmakta ve bu borçların peşin veya taksitler halinde ödenmesine
imkân sağlanmaktadır.
Bu itibarla, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler
hakkında Kanun hükümlerini ihlal etmedikleri müddetçe bu borçlara yönelik 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 62 nci maddesi hükmü gereğince mal varlığı
araştırması yapılmayacak, daha önce başlanılmış olup sonuçlanmamış bulunan mal varlığı
araştırmalarına da son verilecektir.
Öte yandan, söz konusu kişilerin bu borçları nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacak,
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere
dayanılarak başlatılan satış işlemleri durdurulacaktır. Ayrıca yapılan takipler neticesinde motorlu
taşıtlar hakkında trafik sicillerine konulan hacizler baki kalmak kaydıyla yakalama şerhleri
kaldırılacak ve talep edilmesi durumunda araçlar sahiplerine iade edilecektir.
Diğer taraftan, Kanunun 10 uncu maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, bu Kanun
kapsamında yapılandırmaya konu alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar,
borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı vergi dairesince
satılabilecektir.
Daha önce tatbik edilen hacizlerin kaldırılmasını isteyen mükelleflerin bu talepleri, borcu
karşılayacak tutarda teminat gösterilmesi halinde yerine getirilebilecektir. Aynı uygulamanın
istihkak ve alacak hacizleri için de yapılacağı tabiidir.
Borçları, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak taksitlendirilen
mükelleflerin Kanun hükümlerini ihlal etmeleri halinde, durdurulan cebren takip işlemlerine kaldığı
yerden devam edilecektir.
C- CEBREN TAHSİL EDİLEN PARALARLA EMANETTEKİ PARALARIN MAHSUBU
Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce emanet hesaplarında bulunan tutarlar ile
haczedilerek vergi dairesi hesaplarına aktarılan tutarlar borçlara mahsup edilecek, kalan bir borcun
bulunması halinde, bakiye borç için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Ancak, mükellef hakkında tatbik edilen hacizlere istinaden, Kanunun yayımlandığı tarihten
sonra yapılan cebren tahsilatlar ile ilgili mevzuat gereği yapılan iadeler; mükelleflerin Kanun
hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunmaları halinde, başvuru tarihine
bakılmaksızın, Kanun hükmüne göre yapılandırılan ve ödenmesi gereken tutara, ilk taksitten
başlamak üzere mahsup edilecektir. Fazla bir tutarın bulunması halinde ise bu tutar, 6183 sayılı
Kanunun 23 üncü maddesi dikkate alınarak red ve iade edilebilecektir.
Ç- KESİNLEŞMEMİŞ VEYA DAVA SAFHASINDA BULUNAN AMME ALACAKLARI
1) Kanunun 3 üncü maddesinde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma süresi
geçmemiş veya ihtilaflı olan alacaklara ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Maddenin
uygulamasına yönelik detaylı açıklamalar 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına
İlişkin 6736 sayılı Kanun Genel Tebliği ile yapılmıştır. Ancak, Başkanlığımıza intikal eden olaylardan,
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan mükelleflerin başvurularını
dava açma süresi bitmeden yapmalarının zorunlu olup olmadığı hususunda tereddüde düşüldüğü
anlaşılmıştır.
Anılan madde, ihtilaflı alacağın Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla mevcut olan hukuki
durumu esas alınarak düzenlenmiştir. Bu nedenle 19/8/2016 tarihi itibarıyla dava açma süresi
geçmemiş bulunan mükellefler de 31/10/2016 tarihi mesai saati bitimine kadar Kanunun 3 üncü
maddesi hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunabileceklerdir.
2) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinde “1. Dava açma süresi, özel
kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi
mahkemelerinde otuz gündür…” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, ilgili kanunlarda belirlenmiş olan sürelerde idari işleme karşı dava açılması
gerekmektedir. Bu sürelerden sonra açılan davalar yargı mercileri tarafından süre yönünden
reddedilmektedir.
Vergi/ceza ihbarnamelerinin mükelleflere ne zaman tebliğ edildiği vergi dairesi kayıtlarında
detaylı şekilde yer aldığından, mükelleflerin dava açma süreleri bu kayıtlar esas alınarak tespit
edilecek ve bu kayıtlara göre davanın, dava açma süresi içinde açıldığı tespit edilirse 6736 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesi, dava açma süresinden sonra açıldığı herhangi bir tereddüde yer
bırakmayacak şekilde tespit edilirse anılan Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Diğer taraftan, söz konusu alacaklara ilişkin olarak açılmış olan davaların vergi mahkemesi
tarafından süre yönünden reddedildiği halde bu karara karşı 19/8/2016 tarihinden önce ilgisine
göre Danıştaya veya bölge idare mahkemesine başvurulmuş olması durumunda da mükellefler
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanabileceklerdir.
3) Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak ikmalen, re’sen, idarece tarh edilen vergi ve
kesilen cezalara karşı birden fazla vergi/ceza ihbarnamesinin tek dosyada ihtilaf konusu yapıldığı ve
vergi mahkemesince ihtilafın tek dosyadan incelenerek karar verildiği hallerde davanın tek ihtilaf
olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu davalarda ihbarnamelerin bir kısmı için terkin, diğer
kısmı için tasdik ya da tadilen tasdik kararı verilmesi halinde ise ihtilafın anılan Kanunun 3 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilmesi icap etmektedir.
4) İkmalen, re’sen, idarece yapılmış tarhiyatlara karşı açılmış davalara ilişkin olarak 6736
sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla 2577 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca verilen 30 günlük sürenin veya aynı Kanunun 26 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası gereğince dosyanın yeniden işleme konulmasına ilişkin bir yıllık sürenin sona
ermemiş olması halinde bu davalara konu alacaklar için 6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi
hükmünden yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
D- İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN İŞLEMLER
İnceleme ya da tarhiyat safhasındaki işlemler ile ihtilaflı (kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulunan) tarhiyatlarla ilgili olarak 6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ve 4 üncü
maddesinin birinci ila sekizinci fıkraları hükümlerinden yararlanan mükelleflerin söz konusu işlem
ve tarhiyatlar sebebiyle, takip eden dönemler de dahil olmak üzere yapılan düzeltme sonucu iade
taleplerinin ortaya çıkması halinde, bu taleplerinin yerine getirilmesinde, bu işlem ve tarhiyatlara
ilişkin kesinleşip ödenen vergi aslı tutarları dikkate alınacaktır.
E- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA TALEPLİ VERGİ İNCELEME RAPORLARI İLE İLGİLİ İŞLEMLER
Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Bu maddeye göre matrah veya vergi
artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi
incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler
hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (ı)
bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere
devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi
uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi
farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi
kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir
sonucu bulunan fark, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte
değerlendirilir. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları
ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.” hükmü yer
almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, Kanunun 5 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine
göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında artırıma konu dönem ve vergi
türleri için Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ve takdir
işlemlerinin 30/9/2016 tarihine kadar sonuçlandırılamaması halinde, bu incelemelere devam
edilemeyecektir. Madde ile vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılması ise özel bir
hükümle vergi inceleme raporlarının ve takdir komisyonları kararlarının vergi dairesi kayıtlarına
intikaline bağlanmış ve 30/9/2016 tarihine kadar vergi dairesi kayıtlarına intikal edecek olan
inceleme raporları ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinin dikkate alınmayacağı açıkça
belirtilmiştir.
Bu nedenle, Kanunun 5 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre matrah
veya vergi artırımında bulunulacak dönem ve vergi türlerini kapsayan vergi inceleme raporlarında
tarhı öngörülen vergi ve kesilecek cezalar için yapılmış olan tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri
dikkate alınmayacağından, daha önce tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmeleri ileri bir tarihe verilen
veya henüz uzlaşma günü verilmemiş bulunan vergi inceleme raporları da dahil olmak üzere
30/9/2016 tarihine kadar düzenlenen raporlar ivedilikle vergi dairelerine intikal ettirilecektir.
Kanunun 5 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında olmayan vergi türü
ve dönemlerine ilişkin incelemelerde ise mevcut mevzuat uyarınca işlem yapılacak ancak tarhiyat
öncesi uzlaşma görüşmelerinde mükelleflere Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci
fıkraları hükmü hatırlatılacaktır.
F- DİĞER HUSUSLAR
1) Ecrimisil alacakları ile ilgili olarak Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak üzere
vergi dairesine yapılan müracaatlar üzerine ecrimisil ihbarnamesi veya ecrimisil düzeltme
ihbarnamesine karşı açılan davalardan vazgeçilebilmesi için başvuru dilekçesinin bir örneğinin
davanın tarafı olan milli emlak dairesi başkanlığına/milli emlak müdürlüğüne/malmüdürlüğüne
gönderilmesi gerekmektedir.
2) Kanun hükümlerinden, muhtelif kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri
nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları, kanuni temsilciler, yeminli mali müşavirler ve serbest
muhasebeci mali müşavirler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate
alınarak yararlanabilecek ve bu Kanun kapsamında kendileri adına yapılandırılan borcun tamamını
ödemeleri şartıyla sorumlu oldukları bu alacaklara yönelik sorumlulukları sona erecektir.
Ancak, yapılandırılan borcun bir kısmının ödenmesi durumunda ödedikleri tutar kadar
Kanundan yararlandırılacak ve Kanundan yararlanılarak ödenen tutara karşılık olarak tahsilinden
vazgeçilen alacaklar da dikkate alınarak sorumlu tutulacakları bakiye alacak tutarı tespit
edilecektir.
Diğer taraftan, bu kişiler hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası
hükmünün tatbik edilmeyeceği tabiidir.
3) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin
onüçüncü fıkrasında, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullandığı tespit
edilen sürücülerin geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında trafik
kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş
olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan hüküm çerçevesinde, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında geri alınan
sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için sürücü belgesi geri verilecek olan kişi hakkında trafik
kurallarına aykırılık dolayısıyla anılan Kanun hükümlerine göre verilmiş olan tüm trafik idari para
cezalarının ödenmiş olması gerekmektedir.
Dolayısıyla, 6736 sayılı Kanun hükümleri kapsamında borçlarını yapılandıran
borçlulara, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasına göre trafik idari para cezası
borcu bulunmadığına dair yazının verilebilmesi için bu borçların tamamının ödenmiş olması
gerekmektedir.
Merkez : Küçükbakkalköy Mah. Küçük Setli Sk.
No:5-9 K:13 D:55 Denge Panorama Ataşehir / İSTANBUL
Tel: 0 216 456 07 79 (Pbx) Faks: 0 216 456 06 82
İzmir İrtibat : Adalet Mah. Manas Bulvarı
No:47 K:39 D:3909 Folkart Kule-A Bayraklı / İZMİR
Tel: 0 232 243 10 20 (Pbx) - FAX: 0 232 243 10 41
sirkuler@fkymm.com
10
FK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.
4) Kanunun başvuru süresinin son günü olan 31/10/2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar
yapılacak olan uzlaşma görüşmelerinde mükelleflere 6736 sayılı Kanun hükümlerinin hatırlatılması
gerekmektedir.
5) Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre, belediyeler ve bunlara
bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar,
belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından kesinti
yoluyla aylık olarak tahsil edilmesi gerekmektedir.
Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuran belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve
kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların ödemeleri gereken taksitlerin tahsil edilebilmesi için;
- Büyükşehir belediyeleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz
kuruluşlar için Muhasebat Genel Müdürlüğüne,
- Diğer belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar
için İlbank A.Ş.’ye,
kesinti talepleri bu İç Genelge ekindeki tablo ile yapılacaktır.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
Naci AĞBAL
Maliye Bakanı