ATO: "KORUMA SINIRLARI YENİDEN BELİRLENSİN"

TARİH 09 Temmuz 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 79
Bakanlar Kurulu kararı ile merkez Çukurova ilçesindeki Süleyman Demirel Bulvarı ve çevresini de kapsayan alanın, “Doğal Hayatı Koruma Bölgesi” ilan edilmesi, bölgedeki ev ve işyeri sahiplerinin yanı sıra, yatırımı devam eden ya da yeni yatırıma hazırlanan çok sayıda kişiyi belirsizliğe sürüklüyor. Adana Ticaret Odası, yaban hayatın korunması için mevcut yapıya göre en uygun kesimin gölün karşı tarafındaki Çatalan bölgesi olduğunu bildirdi. Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, Büyükşehir ve ilgili ilçe belediyeleri tarafından hazırlanan imar planları ile 2006 yılında çıkarılan kanunun hükümlerinin birbirleriyle çeliştiğini, özellikle çok sayıda canlının yaşadığı öne sürülerek hazırlanan kanunun gerçeklerle bağdaşmadığını vurgularken, kanun kapsamındaki alanın yeniden gözden geçirilerek mevcut koşullara göre düzenlenmesini istedi. Kuzey Adana’nın Seyhan Gölü çevresinde büyük karmaşaya neden olabilecek, “Doğal Hayatı Koruma Bölgesi”nin yeniden düzenlenmesi için Başbakanlık, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Adana milletvekillerine gerekçeleri de içeren bir yazıyla başvuran ATO, şu görüşlere yer verdi: “3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na göre, -Yaban Hayatı Koruma Sahası- olan söz konusu bölgenin adı, 2003 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın birleşmesi sonucunda 13 Eylül 2006/10966 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile -Yaban Hayatı Geliştirme Sahası- biçiminde değiştirilmiştir. Böylesine bir değişiklik, bölgenin imara açıldığı 1990’lı yıllar öncesinde yapılmış olsaydı kuşkusuz kimsenin itiraz etme hakkı olmazdı. Ancak, bölge imara açılıp, binlerce konut ve işyerleri yapıldıktan 16 yıl sonra, -Burası koruma alanıdır, yapılaşmaya kapatılmıştır- yönünde bir kanun çıkarılmasının mantıkla açıklanması mümkün değildir. Kanunun dayandırıldığı kıstasları incelediğimizde bölgenin kuşların Asya ve Avrupa göç yolu üzerinde bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca, DSİ lojmanlarından başlayıp Çukurova Üniversitesi, Çatalan asfaltı, Gökpınar Deresi, Seyhan Barajı’nın kuzey kıyı şeridinden Kızılyar, Tapır mevkileri, Akgedik Mahallesi, Ayvalı Köyü Tapırdüzü, Karslı ve Kurttepe’yi takip ederek Karaisalı asfaltına kadar olan bölümün tamamında, 50’yi aşkın bitki, 100’ü aşkın hayvan türünün yaşadığı ifade ediliyor. Peki bu canlılar, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra mı bölgeye getirilmiştir.” Doğada her canlının yaşam hakkının bulunduğunu, bu düzenlemeyi uygulayacak birinci unsurun da insan olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini bildiren Baş şu görüşlere yer verdi: “Gelinen nokta, Adana’nın her alanda kalbi konumundaki kuzey kesimlerinin yok sayılması bir yana, mevcut durumunun gelecekte ne olacağını da belirsizleştiriyor. Kanun, bölgenin her türlü yapılaşmaya kapatılmasını öngörüyor. Kağıt üzerinde, elbette ki saygı duyulacak bir çalışma olarak niteleyebileceğimiz doğal hayatın korunması yönündeki tasarruflar, en kutsal varlık olan insanların mevcut durumları gözetilerek hayata geçirilmelidir. Şu anda, bölgede var olanları bir yana bırakın, yapımı süren çok sayıdaki konut ve işyerinin tapu, ruhsat, iskan vs. gibi işlemlerinin yapılıp yapılmayacağı konuları belirsizliğe doğru hızla ilerliyor. Kanunda belirtilen koruma alanı çerçevesinin, bölgemizin ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerinin yanı sıra, insan hakları, özel mülkiyet, tapunun deldirilmeyeceği konuları da dikkate alarak yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Doğal hayatı koruma çalışmaları için, çok sayıda hayvanın gerçekten yaşama çabası gösterdiği gölün karşı tarafındaki Çatalan bölgesine yoğunlaşılmalıdır.”