6736 sayılı Kanunun bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması ile ilgili hükümleri

TARİH 23 Ağustos 2016
KATEGORİ Mali Ajanda
OKUNMA SAYISI 39

6736 sayılı Kanunun bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması ile ilgili hükümleri.

6736 SAYILI KANUNUN BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİ:

19 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6736 sayılı Kanunun “Bazı Varlıkların Millî Ekonomiye Kazandırılması” başlıklı 7. Maddesi bu sirkülerimizin konusunu oluşturmaktadır. Öte yandan, konuyla ilgili usul ve esaslar 6736 sayılı Kanuna ilişkin 1 Seri No’lu Genel Tebliğde belirtilmiştir. Tebliğ henüz Resmi Gazetede yayımlanmamış olup, Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildiği duyurulmuştur):

http://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/mevzuatek/6736teblig/6736tebligbasbakanlik.pdf

Anılan Madde geçmiş yıllarda yayımlanan “Varlık Barışı” diye adlandırılan düzenlemelerle benzerlikler içermektedir. Kanun ile getirilen düzenlemeleri şu şekilde özetleyebiliriz:
1. Yurt Dışından Ülkeye Getirilecek Varlıklarla İlgili Düzenleme:
Bu hükümlerden yararlanmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler; yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Aralık 2016 tarihine kadar Türkiye’ye getirerek serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
Tebliğde; Türkiye’ye getirilmekten maksat;
- Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da
- Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.
açıklaması yapılmıştır.
Defter tutan mükellefler, bu şekilde Türkiye’ye getirdikleri varlıklarını dönem kazancına dahil etmeksizin işletmelerine dahil edebileceklerdir. Bilanço usulüne göre defter tutan mükellefler, bu şekilde kayıt ettikleri varlıkların karşılığında pasifte de özel bir fon hesabı açabilecektir. Bu hesaba serbestçe tasarruf edilebilecek, sermayeye eklenebilecek ve ortaklara dağıtılabilecektir. Bu gibi durumlarda vergiye tabi kazanca dahil edilme söz konusu olmadığı gibi kar dağıtımına bağlı vergileme de olmayacaktır.
Yurt dışından getirilen varlıkların işletmeye kaydedilmesi durumunda, bu varlıkların Vergi Usul Kanununun iktisadi işletmelere dahil kıymetleri değerlemeye ilişkin hükümlerine göre tespit olunan değerleri esas alınacaktır.
Bu varlıklar, yurtdışındaki banka veya finansal kurumlara olan ve 19 Ağustos 2016 itibariyle yasal defterlerde kayıtlı olan kredilerin 31 Aralık 2016 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek olup, bu taktirde (defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla) borç ödemede kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirme şartı aranmaksızın Madde hükümlerinden faydalanılacaktır. Yine 19 Ağustos 2016 itibariyle yasal defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurtdışında bulunan yukarıda sayılan kıymetlerin bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde (bu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla) Madde hükümlerinden faydalanılacaktır.
2. Vergi Mükelleflerinin Türkiye’deki Kayıt Dışı Varlıkları İle İlgili Düzenleme:
Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri; sahip oldukları, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, 31 Aralık 2016 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın kanuni defterlere kaydedebilecek, daha sonra da vergiye tabi kazanç ve dağıtılabilir kazanç kapsamında olmaksızın işletmeden çekebileceklerdir.
İşletmeye kayıt yapılırken, taşınmazların rayiç bedelinin Türk Lirası karşılığı, diğer varlıkların ise Vergi Usul Kanununun iktisadi işletmelere dahil kıymetleri değerlemeye ilişkin hükümlerine göre tespit edilen değerleri esas alınacaktır.
Bilanço usulüne göre defter tutan mükellefler, bu şekilde kayıt ettikleri varlıkların karşılığında pasifte de özel bir fon hesabı açabilecektir. Bu hesap sermayeye eklenebilecek veya ortaklara dağıtılabilecektir. Bu gibi durumlarda vergiye tabi kazanca dahil edilme söz konusu olmadığı gibi kar dağıtımına bağlı vergileme de olmayacaktır.
Bu kapsamdaki taşınmazlar için amortisman ayrılmayacaktır.
3. Ortak Hükümler:
Bu kapsamdaki varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmemektedir.
Anılan Madde kapsamında Türkiye’ye getirilen veya Türkiye’de olup da kanuni defterlere kaydedilen varlıklar nedeniyle; bu hükümlerden yararlananlar ile kanuni temsilcileri hakkında başkaca bir neden ile gerekli olması hali saklı kalmak kaydıyla sırf bu işlemin yapılmış olmasından dolayı ve bu işlemden hareket edilerek hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı ile herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecektir.
Varlıkların yurt dışından Türkiye’ye getirilmesi veya yurt içinde olup kanuni defterlere kaydedilmesi işlemleri devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller, yurt dışında veya yurt içindeki banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar, posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt, makbuz ve belgeleri, Vergi Usul Kanununun ikinci kitabının üçüncü kısmında yer alan belgeler (fatura ve benzeri) ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa mahallindeki Türk menfaatini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler ile diğer her türlü doğrulanabilir belge ile tevsik edilebilecektir.

SAYGILARIMIZLA.