“GİRİŞİMCİLİKTE RİSK ALMA VE SONUCA ULAŞMA” KONFERANSI

TARİH 06 Mart 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 11
Toyata Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’de ekonominin bir iyileşme sürecine girdiğini ancak işsizlik rakamlarının herkes gibi kendilerini de korkuttuğunu söyledi. Girişimcilik Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda TTSO düzenlenen “Girişimcilikte Risk Alma ve Sonuca Ulaşma” konulu konferansta konuşan Bozkurt, bugün Türkiye'de özellikle 2002-2003' lü yıllardan sonra ekonomik göstergelerde iyiye giden figürler görüldüğünü belirtti. Enflasyon rakamlarının tek haneler seviyesinde olduğunu, bunun yanında döviz kurlarına baktığımızda bugün 2001'li hatta 2003'lü yıllardaki döviz kurlarının da altına gelen kurlardan bahsedildiğini kaydeden Bozkurt “Oysa alıştığımız bir kaç yılda bir yaşadığımız, sabah sürprizlerle uyandığımız sahnelere tanık olmak gibi bir fotoğrafa alışmıştık. Bunlar açısından baktığımızda iyi bir fotoğraf seyrine doğru gidiyoruz ama bir tek şey bizi gerçekten çok ciddi anlamda yoruyor; işsizlik. Bugün yüzde 14 olan işsizlik 2000'li yıllarda yüzde 6'lar seviyesindeydi. Ekonominin seyri o yıllarda oldukça iyiydi, hatta 2006'lı yıllarda yüzde 6'lara çıkan işsizlik bizim için kabul edilebilir yönetilebilir seviyedeydi. Ama bugün yüzde 14'lere çıkan bir işsizlikten söz ediyoruz. Önümüzdeki iki yıl bu oranın düşme şansı hükümet yetkililerinin söylemine göre az” dedi. Türkiye'deki işsizlik oranlarının yakın gelecekte ülkemizin büyümesine, gelişmesine ve ekonomimizin büyümesine oldukça olumsuz etkileri olacağını vurgulayan Bozkurt “Bu sorunun en kısa sürede ve çok hızlı çözümlenmesi gerekir. Türkiye'yi bir yirmi yıl öncesiyle kıyasladığınızda 15-20 üniversite varken bugün hemen her şehirde bir üniversite var. Buralardan mezun olan insanların istihdam edileceği işletmeler oluşturmak girişimcilik ruhuyla mümkün olur. Herkesin devlet memuru olma şansı yok, herkes devlet memuru olamayacak” diye konuştu. Girişimciliğin önemli olduğunu ifade eden Bozkurt “Türkiye'nin son 20-30 yıllık geçmişinde çeşitli sebeplerden sermayesini reel sektörden çeken, bir anlamda yastık altı diye tabir ettiğimiz, rant yatırımlarına kaydıran en az üç-beş kuşaktan söz etmek mümkün. Bu üç-beş kuşağın sermaye yapısı Türkiye'de ciddi bir öz kaynak oluşturmaktadır. Maalesef yaptıkları işe baktığınızda atadan dededen kalma yatırımlar, apartman, dükkanda bir anlamda üretmeyen yatırımlarda ve onlardan gelen rant yatırımlarıyla bu kuşaklar yaşamlarını devam ettirmeye çalışmaktalar. Neden biz bu sermayeyi kaçırdık ve reel ekonomiye döndüremiyoruz. Bunun temelinde bir şey var. İşin kolaycılığını tercih ediyoruz. Çünkü bugün bir işadamının önünü açmazsanız, yatırım yapmasını kolaylaştırmazsanız, işadamı yatırım yaptığı için cezalandırılıyor konumuna geliyorsa, o zaman rantta, yastık altında duran ve sadece finansal getiriler getiren o sermayeyi de gerçek ekonomiye katmış olursunuz” şeklinde konuştu. Bugün bir sanayicinin ticaret adamının herhangi bir ürün yada hizmet üreten, servis veren işletmenin müşterisi olmazsa ürettiği şeyi pazarlama şansı da olamayacağını belirten Ali Haydar Bozkurt “Bu bir otomobil, inşaat sektörü için gayrimenkul için de geçerlidir. Gıda sektörü krizlerden en az etkilenen sektördür ancak onlar dahi kriz döneminde en çok etkilenen sektörlerdendi. Komşunuz uzun süre açsa bir gün sizde aç kalırsınız” ifadelerini kullandı. GİRİŞİMCİLİKTE 1. RİSK ZAMAN KAYBI Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, girişimin aynı zamanda bir risk olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Risk bir şeyi kaybetme ihtimalimizdir. Sağlığımızı kaybetme ihtimali bir riskdir, girişimcilikte risk, ilk bakışta; para kaybetmek, sermaye kaybetmek gibi görülebilir, ancak para ve sermayeden daha değerli bir şeyi riske ederiz girişimci olarak o da zaman. 25 yaşında bir fikre gönül koyup mesai harcandığında on yılınızı verdiğinizde 35 yaşınıza geldiğinizde o on yılın bir saniyesini geri getirme şansınız yoktur. Girişimcilikte birinci risk zaman kaybı, parasal risk ikinci sıradadır. Bazı şeyler camdan top gibidir birisi işletme sermayesi ama daha önemlisi zamanınızdır. Bunu size hiç kimse hiç bir para satın alamaz. O nedenle girişimcilik başlı başına yola çıkarken en büyük riski göze almaktır. Bir girişime karar verirken, önce bir amaç belirlemek çok önemlidir. Bir girişimden ne beklendiği, amaçlanın ne olduğu çok önemli. İlk akla gelen para kazanmak olarak gelir. Başarı da bir amaç olabilir. Bir başka amaç şöhret olmak olabilir. Kişisel tatmin için olabilir. Burada amacınızın ne olduğunu çok doğru belirlemeniz lazım. Bir girişim için projeniz olması lazım, sağlam ve iyi çalışılmış bir projeden bahsediyoruz. Projeden kasıt şu; o projenin de bir amacı olmalı. Bir girişime karar verirken, 'yeterince bundan var' anlayışındaysanız daha yola çıkarken yenilgiyi kabul etmiş olursunuz. Projenizin şekli ve amacı çok önemli, bütün projeler dünyanın en iyi fikri olmak zorunda değil. Bizde herkes bir yerde en üst makamda olmak ister. Bizim temel sıkıntımız biraz bu kültürden geliyor, herkes televizyonda gördüğü gibi olmak istiyor. Bizim bu yüzden meslek okullarına ihtiyacımız var. Herkes bir uçakta pilot olabilir mi?” “Hayallerimiz tek bir noktaya odaklı olursa hayal kırıklıkları da çok olur” diyen Bozkurt, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Girişimcilikte önemli bir konu da kaynak. Girişimcilikteki kaynaklarda doğru planlanmalı. Acaba öz kaynak mı kullanılacak (atadan dededen gelen öz sermaye var mı) yoksa bir dış kaynak mı kullanılacak. Fikir geliştirmekten hiçbir zaman korkmayın. Bir başka kaynak yetenek. Yetenek girişimcilikte önemli bir kaynaktır. En önemli safha planlamadır. Bugün yapılacak şey, endüstriyel sanayi ile ilgili bir girişim kolu mu, ticaretle ilgili mi, sanatla ilgili mi, kültürel bir iş midir, ancak bunun iyi planlanması lazım. Bunun nasıl sergileneceği, yani pazar yeriniz neresi? Bu planlamanın içinde teknolojinin iyi planlanması lazım. İnsan kaynağı planlaması da çok önemli, insan kaynağını iyi planlamazsanız, doğru kişileri bu plana dahil etmezseniz, bu proje başlamadan bitecektir. Tanıtım. Çok iyi bir proje hazırlanmış olabilir ancak bunu insanlara çok iyi anlatmak gerekiyor. Satış ağını, satış yerini belirlemeli ve bunu planlamalısınız. Hedef müşterilerinizi iyi belirlemelisiniz, en kötü senaryolara göre planlamaları yapmalısınız. Bir önemli faktör de yasal mevzuatlara hakim olması gerektiğidir. Planladığınız sektörün regülasyonlarını yasal mevzuatlarını çok iyi planlamalısınız. Girişimcinin doğru yapması gereken iki başlıktan birisi zamanlama, girişimde zamanı kaçırırsanız geçmiş olsun durumuna düşersiniz. Fikriniz varsa bunu erkenden hayata geçireceksiniz. Bir tanesi de fırsatları görebilmek. Her girişim kutsaldır. Her girişim desteklenmelidir. Birisinin hızlandığını gördüğünüzde hiç bir zaman korkuya kapılmamanız lazım, aksine onu desteklemeniz lazım.” TOYOTA'NIN ÖYKÜSÜ Bozkurt, bir dünya şirketi olan Japon devi Toyota’nın da hikayesini anlattı: “1894 yılında Japonya'da dünyaya gelen Toyota üniversite yıllarına geldiğinde gemi mühendisliği bölümünü kazanıyor ve okulunu okuyup gemi mühendisi oluyor. Toyota’nın tutkusu, inancı, hayali ve inatla işe sahip çıkıp bırakmaması, bugün değil, yüzyıl sonra bir efsaneyi konuşur hale getiriyor. Toyota iki felsefe üzerine kurulu; Birincisi insana saygı. İnsana saygı duyarsan insana saygı duyan ürünler yaparsın, ikincisi o firmanın çalışanlarına saygı. Bütün ilkeler buna dayalı, ve çalışanlara sahip çıkma olgusu. Toyota fabrikalarında birinci öncelik insanın sakatlanmamasıdır. İnsana saygı bir firmayı efsane noktasına getirir. Grubumuzun insana saygı anlayışı, 4 bin çalışandan oluşan grubumuzda her ülkeden 66 milletten oluşan insan var. Her dinden çalışan insanımız da var. ALC Grubumuzun bir numaralı ilkesi de insana saygıdır. Yaptığınız işte fark oluşturabiliyorsanız o zaman parmakla gösterilirsiniz. Yaptığınız işte fark oluşturursanız başarı sizin peşinizi bırakmaz. Müşteri memnuniyeti, yaptığınız iş ne olursa olsun mutlaka müşterilerinizi memnun etmek zorundasınız. Müşteriden kasıt, sadece sizin ürününüzü para verip satın alan değil, aynı ortamda sizinle çalışan insanlar da yanınızda çalışan insanlar da müşterinizdir. Müşteri memnuniyeti algısı, mutlaka müşteri beklentisini aşarak oluşur. Bütün girişimler, planlar, işletmeler stratejilerini günlük değil uzun vadeli yapmak zorundadırlar.”