Assan Alüminyum’un yeni pazar hedefi Ortadoğu ve Arap ülkeleri

TARİH 12 Ocak 2010
KATEGORİ Yerel Haberler
OKUNMA SAYISI 10
Assan Alüminyum Genel Müdür Yardımcısı Bahadır Özer, ihracatlarının yüzde 80’ini gerçekleştirdikleri Avrupa pazarının krizde daralması ile Ortadoğu ve gelişmekte olan Arap ülkelerini, kendilerine yeni pazar olarak gördüklerini söyledi.  Son üç yılda yaptığı 150 milyon dolarlık yatırımla Ar-Ge çalışmalarına ve teknolojiye odaklanan Assan Alüminyum, Avrupa pazarının krizde daralması ile rotasını Ortadoğu ve gelişmekte olan Arap ülkelerine kırdı. Kibar Holding bünyesinde 1988 yılında faaliyetine başlayan ve Tuzla tesislerinde verimlilik ve kapasite artırmaya yönelik yatırımlar yapan Assan Alüminyum, 2005 yılında 35 bin ton/yıl kapasiteli Nasaş Alüminyum’u satın almıştı. Firma, 51 bin metrekare kapalı alana sahip Dilovası tesislerine yaptığı yatırımlar neticesinde, 2009 yılı itibariyle istihdam ettiği 1000 kişiyle, kapasitesini iki tesisinde toplam 210 bin ton/yıl seviyelerine çıkardı. Günümüzde Avrupa’daki en büyük 7 sanayi kuruluşu arasında yer aldıklarını belirten Assan Alüminyum Genel Müdür Yardımcısı Bahadır Özer, önümüzdeki 2 yıl içinde yılda 250 bin ton üretim kapasitesine ulaşmayı amaçladıklarını söyledi. 6.35 mikrometre kalınlığında folyodan başlayıp 4 mm. kalınlığında levha üretimine kadar uzanan bir yelpazede 1000, 3000, 5000, 6000 ve 8000 serisi alaşımlarda Türkiye ve dünyada ihtiyaç duyulan birçok yassı mamulün üretimini başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Özer; ambalaj, otomotiv, beyaz eşya, distribütör ve inşaat sektörlerine yönelik üretim yaptıklarını ifade etti.  Ar-Ge çalışmalarına verdiği önem ve 3 yıl içinde yaptığı 150 milyon dolarlık yatırımlar sayesinde Assan Alüminyum’un sürekli ince döküm teknolojisinde dünya lideri olduğunu sözlerine ekleyen Özer, “Ar-Ge laboratuarlarında bilimsel çalışmaların yanı sıra üretim proseslerinin işletme koşullarına göre tasarımı ve ürün özelliklerinin takibi faaliyetleri de yürütülüyor. Müşteri odaklı ürün geliştirme felsefesi ile kullanım alanına uygun alternatif ürünler oluşturuyoruz. Şirketimizde son kullanım açısından aslında rakip olan sıcak haddelenme teknolojisiyle üretilenlere benzer özelliklerde ve üstün kalitede malzemeler üretebiliyoruz. Bu çalışma prensibi sayesinde sürekli döküm tekniği ile üretilmesi zor ve hatta imkansız olarak nitelenen bazı alaşımların ve yüksek performanslı yeni ürünlerin üretilmesi sağlanıyor. Ar-Ge faaliyetlerimiz şirketin bugünlere gelmesinde önemli rol oynadı” diye konuştu. Özer, Assan Alüminyum olarak üretimlerinin yaklaşık yüzde 65’ini ihraç ettiklerini, ihracatlarının yüzde 80’ini Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya gibi Avrupa ülkelerine, geri kalanını ise Ortadoğu ve Amerika’ya yaptıklarını söyledi. Özer, Avrupa pazarında krizin etkisiyle inşaat ve otomobil sektörlerinde düşüş olduğunu, bu nedenle Ortadoğu ve gelişmekte olan Arap ülkelerini, kendilerine yeni pazar olarak gördüklerini vurguladı.  Türkiye’de alüminyum sektöründeki en önemli sorunun enerji maliyetleri ve hammadde sıkıntısı olduğunu ifade eden Özer, şunları söyledi: “Bir ülke düşünün ki 800-900 bin ton malzemeyi hammadde olarak ithal ediyor. Bütün Türkiye’yi de bir fabrika olarak düşünün, burada yarı mamuller ve mamuller üretilip, dünyaya pazarlanıyor. Üretilenin yüzde 35’i Türkiye’de kalıyor, yüzde 65’i yurtdışına tekrar satılıyor. Halbuki biz bütün hammaddeyi dışarıdan almayıp, hiç olmazsa yüzde 20-30’lik kısmını Türkiye’de üretsek, stratejik bir sıkıntı olduğu zaman bunu ülkemizden karşılayabiliriz. Ayrıca Türkiye’de enerji maliyetleri çok yüksek olduğu için, sektörde maliyetler de yüksek oluyor. Boksitimiz var, fakat enerjimiz yok. Hammaddemiz, insan gücümüz, bilgimiz, teknolojimiz var ama enerji giderimiz yüzünden şu anda alüminyum üretmek ekonomik gözükmüyor. Sektörün uzun vadeli düşünüp, hiç olmazsa ihtiyacının yüzde 25’inin Türkiye’de üretilmesini sağlaması lazım.”