Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yerli otomobilde markalaşma ile alakalı özel bir teşvik mekanizması üzerinde çalışmak gerektiğini belirterek, "Yani bu yolda harekete geçen bir yapıyı markalaşma teşviki olarak hangi unsurlarla teşvik edelim. Kafamda bazı şeyler oluştu" dedi.
 
Bakan Ergün, yerli otomobilin teknoloji ya da üretim değil marka meselesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin kaliteli bir şekilde birçok markanın bütün parçalarını üreten, montajını yapan ve dünya pazarlarına satan bir ülke olduğunu söyledi.
 
'MARKA YAPMADIK'
 
Türkiye'nin otomotiv sektöründe çok iyi bir yeri ve tecrübesi olduğuna işaret eden Ergün, "Yapmadığımız şey şu; marka yapmadık. Marka yapmak için kendi iç pazarımızın büyüklüğünü, uluslararası ilişkilerimizin gücünü, müttefiklerimizle, sattığımız pazarlarla olan ilişkilerimizi dikkate alarak bir markalaştırma politikası izleyelim diye yola çıktık bu dönem" diye konuştu. Ergün, "Eskiden devletçi bir ekonomi vardı, o zaman keşke markalaşma konusuna da önem verilmiş olsaydı. Aslında fena gitmiyordu; yani partnerlerimizle bir müddet sonra işi markalaşmaya götürüyorduk. 
 
MARKALAŞMAYA TEŞVİK 
 
Bu tür popüler ve markalaşılabilecek ürünlerde adım atılmamasını eksiklik olarak düşündüklerini ve sektörü bu konuda motive ettiklerini belirten Ergün, bu motivasyonun sektör üzerinde 2008'den sonraki dünya ekonomik şartlarında tam arzu edilen şekilde etkisini göstermediğini ifade etti. Şu anda yatırım ve üretimle ilgili teşviklerin var olduğuna işaret eden Ergün, "Fakat markalaşmayla alakalı özel bir mekanizma üzerinde çalışmak lazım. Yani, bu yolda harekete geçen bir yapıyı markalaşma teşviki olarak hangi unsurlarla teşvik edelim. Kafamda bazı şeyler oluştu ama, henüz tam netleşmediği için paylaşmayalım" diye konuştu.
 
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR GELECEKTE DAHA FAZLA YER ALACAK
 
Elektrikli araçların gelecekte hayatta daha fazla yer alacağına dikkati çeken Ergün, bu konuyla ilgili bir çalışma başlatarak Türkiye'de elektrikli araç teknolojilerinde de bağımlılığın bugünkü gibi devam etmemesi ve bu teknolojilerde söz sahibi olmak adına sektörü biraraya getirdiklerini söyledi.
 
TÜBİTAK desteklerini de bir projeyle bu alana yoğunlaştırdıklarını anlatan Ergün, "Konsorsiyumlar oluştu. Şimdi bir iki konsorsiyum, elektrikli araç teknolojilerinin bir araca dönüştürülüp imalata yöneltilmesi çalışmalarını önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde sonuçlandıracak. Elektrikli araç teknolojilerinde, fosil yakıtlı araçların teknolojilerinde yaptığımız yanlışı yapmamış olacağız" ifadelerini kullandı.
 
Henüz yolun başında sayılan hibrit ya da elektrikli araç teknolojilerinin geliştirilme şansının var olduğunu ve bu alanda geç de kalınmadığını belirten Ergün, "Biraz daha gecikirsek hakikaten geç kalmış oluruz. Elektrikli ya da hibrit araçlarla ilgili teknolojiler konusu önümüzdeki yılların daha çok hayatımıza dokunacak konusudur. Herkes mesafe almaya çalışıyor. Bu konuda eğer zamanlamamızı iyi yapar, adımlarımızı zamanında atar, teknolojimizi geliştirirsek, o zaman bu içten yanmalı motorlarda, araçlarda yaşadığımız markalaşma sıkıntısını yaşamamış oluruz. Baba ve yiğitler orada daha kolay biraraya geliyor" değerlendirmesinde bulundu.