loading... loading...
loading...
Yükleniyor...
kapat
Anasayfa > Yatırım Yeri Bankacılık Haberleri

'Türkiye Bankacılık Sistemi' raporu açıklandı

Okunma Sayısı : 1218   
Tarih: 03.09.2014 - 12:41
'Türkiye Bankacılık Sistemi' raporu açıklandı
Yatırım Yeri

Türkiye Bankalar Birliği'nin mevduat, katılım ve yatırım bankalarına ilişkin 'Türkiye Bankacılık Sistemi - Haziran 2014 Raporu' yayınlandı.

Haziran 2014 itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 20 oranında büyüyerek 1.730 milyar TL oldu. Banka grupları bazında aktif büyümesi tarafında ise yine Haziran 2013'e göre mevduat bankalarında yüzde 20, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 33 oranında artış yaşandı. 

İşte Türkiye Bankalar Birliği'nin, 'Türkiye Bankacılık Sistemi - Haziran 2014 Raporu'...

Küresel riskler önemini korumuştur. ABD ve AB merkez bankalarının bu risklere yönelik politikaları farklılaşmaya devam etmiştir. Türkiye’de büyüme ve enflasyon beklentilerin üzerinde seyrederken, cari işlemler açığındaki iyileşme süreci jeopolitik risklerin artışına rağmen devam etmiştir. Bankacılık sektörünün fonlama maliyeti artmıştır. Kurumsal kredi büyümesi devam etmiş, bireysel kredi artışı yavaşlamıştır. Sektörün sermaye yeterliliği yüksek seyretmiştir. Kar hacmi düşmüştür. Şube ve personel sayısındaki artış hızı yavaşlamıştır.

1. Genel Değerlendirme

Gelişmiş ülke merkez bankaları küresel ekonomi açısından belirleyici olmaya devam ediyor.

2014 yılının ikinci çeyreğinde ABD ekonomisinde başta işgücü piyasası olmak üzere genel ekonomik görünümde yaşanan toparlanma varlık alımlarının azaltılması sürecinin devam etmesini sağlarken, ABD Merkez Bankası’nın beklenenden daha erken faiz artırımına gidebileceği tartışmalarının da sürmesine neden olmuştur. 

Avrupa’da ise ekonomik toparlanmaya ilişkin göstergelerin hala zayıf bir performansa işaret etmesi, Avrupa Merkez Bankası’nın gevşek para politikasını devam ettirmesine neden olmaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Merkez Bankası 5 Haziran 2014 tarihinde para piyasalarında faizlerin daha da düşerek kredi arz ve talebinin canlanması amacıyla yeni bir uzun vadeli yeniden finansman olanağını uygulamaya koymuştur.  

Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının para politika uygulamalarına ilişkin gerçekleşme ve beklentilerin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisi yılın ikinci yarısında da hissedilmiştir. ABD Merkez Bankası’nın varlık alımlarını azaltması ve faiz artırım beklentilerinin öne çekilmesi gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarını sınırlandırırken, Avrupa Merkez Bankası’nın attığı adımlar söz konusu ülkelerdeki risk algılamalarının artmasının önüne geçmiştir. Bununla birlikte, artan jeopolitik riskler de makroekonomik görünüm açısından fon akımları ve emtia fiyatları üzerinde etkili olmuştur. 

Türkiye’de, 2014 yılının ilk çeyreğinde, ekonomik büyüme beklentilerden daha yüksek seyretmiştir. Yılın ilk çeyreğini yüzde 4,3’lük büyüme ile tamamlayan Türkiye ekonomisinde enflasyon ise yüksek kalmaya devam etmiştir. Politika yapıcılar tarafından alınan son önlemlerin de etkisiyle jeopolitik risklerin ihracat üzerinde negatif etki doğurmasına karşın, cari işlemler açığında düzelme devam etmiştir.

Döviz kurlarında istikrar sağlanmasının ardından Merkez Bankası politika faiz oranında indirime gitmiştir.

Son dönemde gerek Merkez Bankası gerekse BDDK tarafından alınan önlemlerle birlikte kredi büyümesinin referans olarak ifade edilen seviyelere gerilemesi, cari işlemler açığındaki toparlanmanın sürmesi ve döviz kurunun enflasyon üzerindeki birikimli etkisinin giderek azalması ile Merkez Bankası faiz oranlarında indirime gitmiştir. 

Politika faiz oranı Mayıs ve Haziran ayı toplantılarında 50’şer baz puan indirilmiştir.

Alınan önlemlerin etkisi ile kurumsal kredi büyümesi ile bireysel kredi büyümesi arasında ayrışma yaşanmıştır.

Bankacılık sektörünün fonlama maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam etmesi ve özellikle bireysel kredilere ilişkin olarak vade düzenlemeleri sonucunda kredi büyümesindeki yavaşlama yılın ikinci çeyreğinde de devam etmiştir. Buna ek olarak, kurumsal krediler ile bireysel krediler arasındaki ayrışma da devam etmiştir.  

Kaynak maliyetinin yüksek oluşu ile birlikte bankacılık sektöründeki vade uyumsuzluğunun yarattığı etkinin sürmesi karlılıktaki gerilemenin devam etmesine neden olmuştur. Yılın ikinci çeyreğinde kar hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 azalmıştır. Yıllık bazda değerlendirildiğinde kar hacmindeki düşüş yüzde 11 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık bazda ortalama* özkaynak karlılığı Haziran 2014’te yüzde 11,7, ortalama aktif karlılığı ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmiştir

Yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyen toplam aktifler ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 2 (28 milyar TL) büyümüştür. Krediler aktif büyümesinde belirleyici olmayı sürdürürken, menkul kıymetler portföyün yüzde 2 azalmıştır. 

Bankacılık sektörünün fon kaynaklarına bakıldığında mevduatların toplam içindeki payı bir önceki çeyreğe göre değişmeyerek yüzde 53 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevduat dışı kaynakların payı ise yüzde 27 olmuştur.  

Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 16,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. 


2. Bilanço Gelişmeleri

Bilanço toplamı, Haziran 2014 itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 20 oranında büyüyerek 1.730 milyar TL (815 milyar dolar) olmuştur. 

Haziran 2013’e kıyasla, toplam aktifler mevduat bankalarında yüzde 20, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 33 oranında artmıştır. 

Haziran 2014 itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre, toplam aktifler içinde kamu bankalarının payı 1 puan artarken, özel bankaların payı 2 puan gerilemiştir. İlk çeyrekte payı 2 puan artan yabancı bankaların payı ise 1 puan artmıştır. Kredi stoku içinde, özel bankalarının payındaki düşüş 3 puana ulaşmıştır. Yabancı bankalar toplam aktiflere paralel olarak mevduat ve krediler içindeki payını 1’er puan arttırmıştır. 

Alınan kamusal tedbirler nedeniyle başta bireysel krediler olmak üzere, kredi stoku büyüme hızı yavaşlamaya devam etmiş ve Haziran 2014 itibariyle yüzde 23 seviyesine gerilemiştir.



Kredilerin toplam aktiflere oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan artarak yüzde 63 olmuştur. Mevduatın krediye dönüşme oranı, Haziran 2013’e göre 6 puan artarak yüzde 117’ye yükselmiştir. Haziran 2014 itibariyle, bu oran kamu bankalarında yüzde 102, özel bankalarda yüzde 115 ve yabancı sermayeli bankalarda yüzde 117 olmuştur**.

Takipteki krediler beklentilerden daha olumlu bir performans göstermiştir. Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre önemli bir değişim göstermemiş ve yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde, özel karşılıkların takipteki kredileri karşılama oranı yüzde 77 olmuştur.

Toplam mevduatın toplam aktiflere oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla değişmeyerek yüzde 53 olmuştur. Mevduat dışı kaynakların toplam aktiflere oranı ise yüzde 27 olmuştur. Bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardaki artış devam etmiş ve toplam kaynakların yüzde 4’ünü oluşturmuştur.

Özkaynak büyümesi, yılın ikinci çeyreği itibariyle hızlanmıştır.  Menkul değerler değer farkındaki artış özkaynak büyümesini olumlu etkilemiştir. Sektör özkaynakları, bir yıl önceye göre yüzde 16 artarak, Haziran 2014 itibariyle 205 milyar TL’ye yükselmiştir. 

2014 yılının ilk yarısında bankacılık sektörünün faiz gelirleri yüzde 26, faiz giderleri yüzde 56 oranında artmıştır. Buna bağlı olarak, net faiz gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 3 oranında artmıştır. Net faiz gelirleri aynı dönemde dolar bazında yüzde 13 gerilemiştir. 

Kar hacmi, yılın ilk altı aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 10; dolar bazında ise yüzde 18 gerilemiştir. Net kar marjının daralmaya devam etmesi, ticari kar zarar kaleminin eksi bakiye vermesi ve kambiyo karlarının azalması, kar hacminin daralmasına neden olmuştur. 
 
Yıllık bazda karlılık Haziran 2013’e göre gerilemiş ve ortalama* özkaynak karlılığı Haziran 2014’te yüzde 11,7; ortalama aktif karlılığı ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. 

YP aktiflerin TL karşılığının toplam aktifler içindeki payı yüzde 34; YP pasiflerin TL karşılığının toplam pasifler içindeki payı ise yüzde 41 düzeyinde gerçekleşmiştir. 

Toplam aktiflerin yüzde 52’si, kaynakların ise yüzde 77’si 1 yıldan daha kısa vadelidir. 5 yıl ve üzerindeki kalemlerin aktif içindeki payı yüzde 16 seviyesinde iken, bu kalemin toplam pasifler içindeki payı yüzde 3 seviyesindedir.

3. Genel bilgiler 

Haziran 2014 itibariyle faaliyet gösteren banka sayısı 44 tanedir. Mart 2014 dönemine göre, şube sayısı 79 adet artarak 11.131’e yükselmiştir. Personel sayısı ise 569 kişi artarak 198.640’a yükselmiştir.

Haziran 2014 itibariyle, ilk beş bankanın toplam aktifler içindeki payı yüzde 58, mevduat içindeki payı yüzde 60 ve krediler içindeki payı ise yüzde 56 düzeyinde gerçekleşmiştir. İlk on bankanın toplam aktifler içindeki payı yüzde 85, mevduat içindeki payı yüzde 90 düzeyinde gerçekleşmiştir. Krediler içindeki payı ise yüzde 84 olmuştur.

PAYLAŞ
Yazdır