Cirosunu geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 300 artıran Pikotek, yurtdışına açılmaya hazırlanıyor. Şirket, özellikle atıksu izleme istasyonu ve DIMON etkin enerji yönetim sistemini yurtdışına pazarlamak için görüşmelere başladı.

Uzaktan izleme ve denetleme sistemleri ve enerji geri kazanım sistemleri gibi konularda çalışan Pikotek, önümüzdeki yıl yurtdışına açılmayı hedefliyor. Bu yılın siyasi ve ekonomik olarak zorlu geçtiğini vurgulayan Pikotek Genel Müdürü Tolga Bozdağ, tüm bunlara karşın 2016’da Ege Üniversitesi’nin EGE Teknoparkı’nda daha büyük bir alana geçerek çalışmalarına burada devam edeceklerini belirtti.

Altyapı ile birlikte hizmet kalitemizi daha üst seviyelere taşımak amacıyla yatırımlarının devam edeceğini açıklayan Bozdağ, “Ekonomi Bakanlığı destekli Ur-Ge projesi kapsamında, bu amaç için hazırlıklarımız devam ediyor. Özellikle atıksu izleme istasyonu ve DIMON etkin enerji yönetim sistemini yurtdışına pazarlamak için birtakım firmalar ile görüşmelere başladık. İngilizce ve Almanca seçenekleri olan Dimon sistemi ihracatımızın ana kalemi olacak” dedi. Geçen sene bir önceki yıla göre cirolarını yüzde 300 artırdıklarını belirten Bozdağ, şunları söyledi: “Bundaki en büyük etken Ar-Ge ve inovasyon sonucu ortaya çıkan ürünlerin pazarda yer bulmasıydı. Özellikle enerji ve çevre alanlarında yapılan yatırımların geri dönüşleri çok hızlı oldu. Her iki konu Türkiye için önemli bir yer tutuyor. Enerji alanında dışa bağımlı olmamızdan ve çevre bilincinin artmasından kaynaklı ihtiyaçlara cevap veren çözümlerimiz nedeniyle bu ürünler kısa zamanda talep buldu. Dimon-2.Faz projesi ile TÜBİTAK’tan aldığımız ve 14 ay sürecek teşvik sonucu yerli gömülü donanım üretimleri yapacağız. Ayrıca sanayide kullanılan birtakım cihazların verimliliğinin artırılması için projeler üreteceğiz. Eski ve yeni projelerin toplamı ile birlikte 2016’da ihracat ile birlikte pazar payında ciddi artış hedefliyoruz.”

Pazar payımızı 5 yıl içinde yüzde 40’a çıkaracağız

Şirketlerini 2009 yılında endüstrinin gereksinimlerine özel, yerli mühendislik katkısı içeren ürünler geliştirmek ve özellikle yurtdışı bağımlılığı olan sistemleri ülkenin ihtiyaçlarını doğru analiz ederek özgün bir biçimde yerlileştirme amacıyla kurduklarını anlatan Bozdağ, Dokuz Eylül Üniversitesi DEPARK Teknoparkı bünyesinde hizmet veren bir Ar-Ge ve mühendislik firması olduklarını dile getirdi. “Ana ilgi alanlarımızı uzaktan izleme ve denetleme sistemleri, enerji izleme ve denetleme sistemleri, atıksu kalitesi izleme istasyonları, gömülü yazılımlar, enerji geri kazanım sistemleri oluşturuyor” açıklamasını yapan Bozdağ, “ KOSGEB desteği ile gerçekleştirdiğimiz ilk Ar-Ge projemiz olan Atıksu Kalitesi İzleme İstasyonu ile İZSU-9 nokta, Pepsico ve Kipaş Holding dahil yaklaşık 20 noktada sistemimiz çalışıyor. Bu rakam mevcut sistemler göz önüne alındığında yaklaşık yüzde 10’luk pazar payına eşit. Söz konusu ürün için genelde yurtdışı firmaları etkin rol oynarken, Pikotek olarak yaptığımız çalışmalar sonucu yerli bir ürünün pazarda pay alması mümkün oldu. Pazar payımızın 2 yıl içerisinde yüzde 20, 5 yıl içinde yüzde 40 olmasını hedefl iyoruz” diye konuştu. Türkiye’de Ar-Ge’ye ayrılan pay ortalama binde 8 civarında olduğunu vurgulayan Bozdağ, firma olarak Ar-Ge payının yüzde 25’ler civarında ve amaçlarının devamlı gelişerek yerli ürün sayısını artırmak olduğunu söyledi. 

Hizmet verdikleri sektörlerde belli seviyelere gelmeyi amaçlayan, gelişmenin üretimden geçtiği ve bunun için de devamlı Ar-Ge ve inovasyon yapma gerekliliğine inanan bir firma olduklarını anımsatan Bozdağ, özetle şu bilgileri verdi:“ İzmir Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız destekle ‘Dimon Etkin Enerji Yönetim Sistemi’ni geliştirdik. Yazılım katma değeri yüksek, donanım entegrasyonu içeren, modüler ve esnek bir sistem geliştirilerek cari açığı kapatmak ve hizmet kalitesi yüksek yerli bir ürünle sektör oyuncularından biri olmak adına yola çıktık. Firmalar gerçek zamanlı olarak birim üretim başına düşen enerji maliyetlerini izlemeye başladılar ve çeşitli raporlar ile desteklenen sistem ile enerji ve proses verimliliğine giden yolda önemli adımlar attılar.”

Sektör, yabancı ürünlerin tekelinde

Sektördeki en önemli sorunların başında yabancı menşeili ürünlerin tekelleşmiş olması ve bu tekelin kırılmasının zorluğunun geldiğini vurgulayan Bozdağ, “Özellikle kullanıcıların düşüncelerini bu yöne çekmek çok zor. Bunun yanı sıra devletin enerji verimliliği ve çevre alanında gerekli politikaları üretmesi ve uygulaması ile bu alanlarda yerli firmaların önünün açılacağına inanıyoruz. Bu konudaki genelge ve kanunlar yetersiz ve AB normlarının gerisinde. Diğer bir konu ise ticari kaygılar nedeniyle Ar-Ge yapmanın zor olması” dedi.