Perakende sektöründe cirolar kayba doğru ilerliyor.

Perakende sektöründe kazançlar eskisi gibi güçlü seyretmiyor. Cirolar beklentilerin altında yükseliş gösteriyor. 

Konuyu Güngör Uras Dünya'da yazdı. İşte o yazı:

Perakende sektörü dertli denilince, genelde alış veriş merkezleri’nde ve şehirlerin işlek caddelerinde işyerleri bulunan giyim eşyası satan perakendecilerin sorunları gündeme geliyor.

Halbuki perakende sektöründe ağırlığı bakkal ve market satışları oluşturuyor.

Perakende piyasasında 166 bin bakkal, 83 bin kahvehane, kıraathane, 83 bin pazarcı esnafı, 41 bin lokantacı, benzer sayılarda terzi, ayakkabıcı, marangoz, kasap, aktar, hırdavatçı iş yapıyor. Büyüğüyle küçüğüyle marketler, alışveriş merkezleri var. Bütün bunların satışları perakende satış hacmini oluşturuyor.

Türkiye’de perakende sektörünün yıllık büyüklüğü 260 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.

260 milyar dolarlık iş hacminin 160 milyar doları gıda perakendecilerinin, 100 milyar doları gıda dışı perakendecilerin satış hacmi.

Gıda perakendecilerinin 160 milyar dolarlık iş hacminde geleneksel gıda perakendecilerinin payı 100 milyar dolar, organize gıda perakendecilerinin (marketlerin) payı 60 milyar dolar dolayında.

Perakende satış hacminin büyümesi halkın gelirinin artmasına, o da ekonominin büyümesine bağlı.

Perakende satışların büyüklüğü ve değişimi bir yandan halkın harcama gücünü gösterir, öte yandan ülke genelinde ekonominin, piyasanın durumu hakkında bilgi verir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aylık ve yıllık olarak perakende iş hacmindeki değişimi izliyor. Bu bilgiler sayesinde hane halkının talebi nasıl değişiyor, güveni ne durumda, ekonomide işler nasıl gibi önemli konularda bilgi sahibi oluyoruz.

TÜİK’in 2016 yılının ilk 9 aylık dönemi ile ilgili verilerine göre, perakende sektöründe ilk 9 aylık dönemde toplam satış hacmi sabit fiyatla ve KDV dahil yüzde 1.7 artış gösterdi.

Perakende sektöründe sabit fiyatlarla satış hacim endeksinde gerileme devam ediyor.

Perakende piyasasına her yıl en az 1 milyon insan tüketici olarak katılıyor. Buna karşılık, sabit fiyatlarla talep artışı geriliyor. Perakende satış hacmi artışı sınırlı iken, her binanın altında bir dükkan, her köşede bir market ve AVM açılınca, perakendecilerin birim başı iş imkanları daralıyor. Siftah yapamadıklarından şikayet edenlerin sayısı artıyor.

Perakende satışlarda tüketicinin hem geliri, hem morali önemli. Geliri sınırlı olan alışveriş yapamıyor. Morali bozuk olan, parası olsa da harcamıyor.

Zorunlu tüketimin özellikle gıda ile ilgili tüketimin geciktirilmesi zor ama, zorunlu olmayan tüketimde alış verişi ertelemek piyasada durgunluğa yol açıyor. Satış durunca üretim de duruyor. Sonunda ekonomi yavaşlıyor, gelir ve istihdam olanakları artmıyor.