loading... loading...
loading...
Yükleniyor...
kapat
Anasayfa > Yatırım Yeri

Millet ‘biz başkanlık sistemine geçiyoruz’ derse sen de kuzu kuzu takip edersin

Okunma Sayısı : 277   
Kaynak : AA
Tarih: 14.05.2016 - 08:57
Millet ‘biz başkanlık sistemine geçiyoruz’ derse sen de kuzu kuzu takip edersin
Yatırım Yeri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli'de toplu açılış töreninde konuştu.

yatirimyeri tarafından derlenen habere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sistemi hakkında değerlendirme yaparak "Eğer benim milletim bu ülkede "evet biz başkanlık sistemine geçiyoruz" derse sen de kuzu kuzu takip edersin." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çevrecilik alanında, Kocaeli genelinde 2 milyon ağacın toprakla buluşturulduğunu belirterek, "Ey Geziciler; 12 tane ağaçtan bahsetmiyoruz ha, dikkat et, dikili ağacınız yok bu memlekette. Ama bizim belediyelerimiz, çevre, şehircilik, orman, su işleri... Elhamdülillah, biz bu işlerde yarıştayız ve attığımız adımlarla ülkemizi yeşille donatıyoruz." dedi.

Erdoğan, Kocaeli'deki toplu açılış töreninde, açılışı yapılan yatırımların hayırlı olmasını dileyerek, "Bugün Kocaeli bizi bağrına bastı" dedi.

Kocaeli Üniversitesinde kendisine fahri doktora unvanının verildiğini anımsatan Erdoğan, üniversitenin üzerinde helikopterle yaptıkları incelemede sadece Türkiye'de değil, dünyada bir eğitim kurumunun kök saldığını gördüğünü belirterek, emeği geçenleri kutladı.

Erdoğan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ve çeşitli kurumlarının yatırım bedeli 1, 5 milyar lira olan eser, proje ve hizmetlerin toplu açılışının gerçekleştirildiğini dile getirerek, eserler arasında Sosyal Bilimler Lisesi, İmam Hatip Okulu, Kız Meslek Lisesi, Anadolu Lisesi, özel eğitim uygulama kurumları, Gebze Teknik Üniversitesinin rektörlük hizmet binası ile mimarlık binası ve araştırma laboratuvarının, Kocaeli Üniversitesinin alt yapı projelerinin, İlahiyat Fakültesi binasının ve spor tesislerinin açılışının yapıldığını kaydetti.

Erdoğan, kalabalığın "Başkan Recep Tayyip Erdoğan" sloganları üzerine, "Siz derseniz olur. Karar sizindir." karşılığını verdi.

TOKİ tarafından Çayırova'da inşaatı tamamlanan 385 konutun, Gölcük gençlik merkezinin, sevgi evleri sitesinin, aile sağlığı merkezlerinin açılışlarının da gerçekleştirildiğini ifade eden Erdoğan, Kocaeli Valiliği için 60 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen yeni bir hizmet binasıyla alt ve üst yapı yatırımları tamamlanan MOBESE sisteminin de açıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki toplu açılış programına ilave olarak şehrin en önemli yatırımlarından olan başbakanlığı döneminden bu yana takip ettiği Yarımca Limanı'nın resmi açılışının da bugün yapıldığını belirterek, limana bağlantı kurularak oradaki bakanlarla irtibatlı bir şekilde açılışın gerçekleşeceğini anlattı.

- "650 MİLYON DOLARLIK YATIRIM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti: "650 milyon dolarlık bir yatırım olan bu liman inşallah bölgemizde üretim ve ticaret yapan firmalarımızın rekabet güçlerini artıracak, maliyetlerini daha da düşürecektir. Bu projenin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugünkü açılışlarımızın en büyük bölümünü büyükşehir belediyemizin yatırımları oluşturuyor. Az önce Sayın Başkan açıkladı. Bütün detaylarına benim de girmeme gerek yok. Ama toplam tutarına baktığımız zaman hamdolsun 1 milyar 251 milyon liralık yatırımı tamamladı. Yani 1 katrilyon 251 trilyon. İşte Kocaeli'nin farkı burada. Büyükşehir belediyemizin farkı burada. Bakınız nerelerden nerelere geldik. Daha da iyi olacak daha da güzel olacak. Çünkü size bu yakışır, onun için. Tüm bu yatırımları bugün resmen hizmete alıyoruz. Yatırım listesi oldukça uzun."

Öne çıkan ulaştırma yatırımlarına bakıldığında 278 adet doğalgazla çalışan otobüsün son 2 yılda peyderpey hizmete sunulduğunun dikkatini çektiğini ifade eden Erdoğan, ulaşım alamında köprülü kavşaklar, tüneller, yollar, bulvarlar, otoparklar, asfaltlama ve yol yenileme çalışmalarının büyükşehir belediyesince tamamlandığını anlattı.

Artık Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin Türkiye'de farklı bir yeri olduğunu vurgulayan Erdoğan, başkan ve ekibine şükranlarını sundu.

- ÇEVRECİLİK YATIRIMLARI

Erdoğan, alt yapı alanında su temini, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekeleri, terfi ve kolektör hatları, atık ve içme suyu gibi arıtma tesisleri yatırımlarının hayata geçirildiğini belirterek, "Çevrecilik alanında, şehir genelinde 2 milyon ağaç toprakla buluşturuldu. Ey Geziciler; 12 tane ağaçtan bahsetmiyoruz ha, dikkat et, dikili ağacınız yok bu memlekette. Ama bizim belediyelerimiz, çevre, şehircilik, orman, su işleri... Elhamdülillah, biz bu işlerde yarıştayız ve attığımız adımlarla ülkemizi yeşille donatıyoruz." diye konuştu.

Köylerde yol yapımı, su temini, üst yapı düzenlemeleri, fırınlar, minareler, çeşmeler, sulama kanalları, pazar yerleri gibi hizmetlerin gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, büyükşehir belediyesinin katlı otopark, hal binası, kültür merkezleri, restorasyon çalışmaları ve çeşitli sosyal tesisleri şehre kazandırdığını anlattı.

Erdoğan, yüzme havuzları, spor salonları ve futbol sahaları gibi hizmetlerin tamamlandığı ifade ederek, "Şimdi gençler bir sinyal veriyorum. İnşallah ağustos sonuna kadar 30 bin kişilik Kocaeli Stadı'nı bitiriyoruz. Bugün de Gençlik ve Spor Bakanıma sordum. Hatta biliyorsunuz o 33 bin kişilik. Kocaeli de bunun hakkını vermesi lazım. Gençler ona göre, yeniden ayağa kalkması lazım Kocaeli'nin. Böylece bugün Kocaelimizde 1,5 katrilyon liralık yatırımın resmi açılışını gerçekleştirmiş oluyoruz. Bu yatırımların şehrimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum." şeklinde konuştu.

Yapılanların önemli olduğunu, gözlerini daima geleceğe diktiklerini belirten Erdoğan, yeni yatırımların, yeni hizmetlerin müjdelerini en kısa zamanda ilgili kurumlardan ve belediyelerden beklediklerini kaydetti.

Erdoğan, burada ifade edilenler dışında çok daha fazla hizmetin şehre kazandırıldığını söyleyerek, şöyle devam etti: "Kocaeli artık mavi bayraklı, yani temizliği ve güvenilirliği tescil edilmiş sahillere sahiptir. Dünün, sahilin yanından geçerken burnumuzu kapatmak zorunda kaldığımız Kocaelisinden hamdolsun bugünün, insanların huzurla yüzebildiği mavi bayraklı sahillere sahip şehrine ulaştık. Size bir de müjde vermek istiyorum; Halen iki mavi bayraklı sahili olan Kocaelimizde Kandıra Kerpe sahili için de mavi bayrak alındı. Böylece Kocaeli 3 mavi bayraklı sahili olan bir şehir haline geldi. Diğer yandan İzmit Belediyemiz 5 yıldır 5. sınıfı bitiren her öğrenciye bisiklet hediye ediyordu. Bu yıldan itibaren sınıf öğretmenleri de projeye dahil edildi. Şu ana kadar İzmit Belediyemizin dağıttığı bisiklet adedi 40 bini buldu. Bisiklet kullanımının yaygınlaştırılmasıyla ilgili kampanyaları şahsen destekleyen bir cumhurbaşkanı olarak bu tür çalışmaları takdirle karşıladığımı belirtmek isterim. Diğer belediyelerimizin, kurumlarımızın da buradan teker teker saymaya fırsat bulamadığımız çok sayıda hizmetleri var. Bu vesileyle onlara da bugüne kadar yaptıkları çalışmalar sebebiyle teşekkür ediyorum.

Erdoğan, 1999 depremiyle büyük acılara ve büyük bir yıkıma maruz kalan Kocaeli'yi ayağa kaldırmak için 2003 yılı başından beri, her alanda kapsamlı çalışmalar yaptıklarını belirterek, 13 yılda 8 bin 700 yeni derslikle şehrin eğitim altyapısını yenilediklerini,üniversiteyi yeniden inşa ettiklerini, yapılanlara ilave olarak bu yıl 4 bin 544 kişilik 4 adet, önümüzdeki 2 yıl içinde de 5 bin kişilik 2 adet olmak üzere toplam 6 yeni yurdu şehre kazandıracaklarını söyledi.

Kocaeli genelinde 15 ayrı spor tesisini gençlerin hizmetine sunduklarını, sağlık alanında yaklaşık bin 400 yatak kapasiteli 7 hastaneyi, 39 aile sağlığı merkezini, çeşitli sağlık ünitelerini hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, şu anda bin 180 yataklı bir şehir hastanesiyle 600 yataklı 2 ayrı devlet hastanesinin inşaatının sürdüğünü ifade etti.

TOKİ'nin bugüne kadar hak sahiplerine teslim ettiği konut sayısının 14 bini bulduğunu, 2 bin 600'e yakın konutun yapımının devam ettiğini aktaran Erdoğan, ulaştırma altyapısı anlamında Kocaeli'nin sadece Türkiye'nin değil, Avrasya ulaşım ağının da en önemli merkezlerinden biri durumuna geldiğini belirtti.

Geçen haftalarda "Osman Gazi" adı verilen Kocaeli Körfez Geçiş Köprüsü'nün son tabliyesini Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile birlikte yerleştirdiklerini, Altınova-Gemlik arasındaki otoyolun açılış törenlerine katıldıklarını hatırlatan Erdoğan, İstanbul-İzmir otoyolunun bir parçası olan bu köprü sayesinde, Kocaeli-İzmit Körfezi çevresindeki trafik yoğunluğunun büyük ölçüde azalacağını söyledi.

Osman Gazi Köprüsü ile Orhangazi'yi bütünleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, Gebze-Gemlik kesiminin açılışını da yakında gerçekleştireceklerini belirtti. Ağva-Kandıra-Kaynarca bölünmüş yolunun ihalesine yakında başlanacağını anlatan Erdoğan, sanayi ve ticaretin şehri Kocaeli'ye Türkiye'nin en modern lojistik merkezini kurduklarını kaydetti.

- "BİZ KANI SADECE KIZILAY'A VERİRİZ"

Başbakanlığı döneminde sahildeki SEKA arazisini, Kocaeli halkına hizmet vermesi şartıyla Büyükşehir Belediyesi'ne verdiğini anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "O zamanın ana muhalefeti CHP kaç kere geldi. Dedi 'Biz burayı verdirtmeyiz'. O zaman kimin genel başkan olduğunu biliyorsunuz. Ben ne dedim. 'Vereceğiz, burası sürekli zarar eden, milletin kasasından, kesesinden ödediği bir yer olmaktan çıkacak ve bunu biz Kocaeli halkına vereceğiz'. Sağolsun, Büyükşehir Belediyemiz de orada çalışanları istihdam etmek suretiyle orayı muhteşem bir yeşil alana dönüştürdü. Şimdi geri kalanı müze olarak sizlere hizmet verecek. Buralara kolay kolay gelmedik.

"MİLLETİM 'BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİYORUZ' DERSE KUZU KUZU TAKİP EDERSİN"

Ana muhalefetin başındaki, Türkiye'de başkanlık sistemiyle ilgili 'kan dökülür' diyor. Bunlar, siyasi sapkınlık içinde. Bunlar, siyaseti bilmiyor. Bunlar, siyaset cahili. Siyasi literatür cahili. Yani Amerika başkanlık sistemine geçerken kan mı döktü, Güney Amerika'da başkanlık sistemine geçenler kan mı döktü? Bunların hiçbiri yok. Bu kararı kim verir? Millet, millet. Senin öyle bir yetkin yok, öyle bir gücün de yok. Eğer benim milletim bu ülkede kalkıp da 'Evet biz başkanlık sistemine geçiyoruz' derse, sen de kuzu kuzu takip edersin. Ne oldu? 10 Ağustos'ta millete gittik mi, gittik. 14 parti bir araya geldiler mi, geldiler. Bu kardeşiniz tek başına onların karşısına çıktı mı? Siz ne yaptınız? Yüzde 52 ile bu kardeşinizi desteklediniz. Onların hali ne oldu, hiç. Yarın olacak olan da budur. Biz kanı sadece Kızılay'a veririz Kızılay'a. Olay bu kadar basit.

Ben bu zatın ismini ağzıma almam. Ve biz kan veririz, kanı biz nerede veririz? Vatanımızın kurtuluşunda veririz. Kanı biz nerede veririz? Teröre karşı veririz. Şu anda tek millet diyenler, tek bayrak diyenler, tek vatan diyenler, tek devlet diyenler bu işin mücadelesini veriyor. Biz inanarak, dimdik ayakta durarak bu yolda yürümeye devam edeceğiz ve bu ay çok ilginç bir aydır. Bunlar, bu ana muhalefet geçmişi itibarıyla doğru, bunlar hep kan döktüler. Bunlar, işte bu ayın içerisinde iki gün var ki çok önemlidir. Bunlardan birisi yarın vasıl olacağımız 14 Mayıs, diğeri de iki hafta sonra ulaşacağımız 27 Mayıs. Bu tarihlerden biri demokrasimiz için ak bir gündür, 14 Mayıs. Diğeri tam tersine kara bir gündür."

- "TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AĞZIYLA KONUŞMAYA BAŞLADILAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs 1950 tarihinin, Türkiye'de ilk defa çok partili seçimin yapıldığı gün, 27 Mayıs 1960'ın ise darbe ve vesayet dönemlerinin sembolü olduğunu belirterek, 1950 seçimlerinde milletin özellikle son 10-15 yılı bir zulüm halini alan tek parti devrine karşı hakiki temsilcileri eliyle iktidara el koyduğunu söyledi.

Rahmetli Adnan Menderes ve arkadaşlarının, millet tarafından kendi sesleri ve temsilcileri olarak güçlü bir şekilde Meclis'e gönderildiğini ifade eden Erdoğan, Menderes'in "Yeter, söz milletindir" dediğini anımsattı.

O gün iktidarı kaybedenlerin, bir daha milletin desteğiyle yani meşru ve demokratik yollarla iktidara gelemeyeceklerini gördükleri için darbecilerle ve vesayet odaklarıyla iş birliği içine girdiğini, CHP'nin millet yerine darbecilerin kapısını çaldığını, darbecilere umut bağladığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Aradan geçen 66 yıla rağmen tarzlarını ve üsluplarını hiç değiştirmeden yollarına devam ettiklerini görüyoruz. Tek parti dönemindeki siyasi kurumun adını ve mirasını yaşatma iddiasındaki ana muhalefetin başına musallat edilen zatın hezeyanlarını hep birlikte takip ediyoruz. İnanın bana bunların ağababalarının 14 Mayıs 1950'deki hissiyatları, 27 Mayıs 1960'taki sevinçleri neyse, şimdikilerin de duyguları aynı. Bunlar millete ve milletin değerlerine düşmanlığı siyaset sandılar. Bunca yıldır yaşadıklarından ders almadıkları gibi tam tersine kinlerini ve hırslarını sürekli biledikleri anlaşılıyor. Yoksa hangi aklı başındaki insan milli iradenin, Meclis'in, siyasetin konusu olan bir meseleyi getirip de içinde kan geçen cümlelere sıkıştırır. Hani siz Atatürkçüydünüz? Ne diyor Atatürk? 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyor. Sen milletin olan böyle bir egemenlik hakkını ne zamandan beri eşkıyalara, çetelere veriyorsun? Kanı kim döker? Mafya döker, çete döker, eşkıya döker, terörist döker. Bunlar zaten şu anda terör örgütünün ağzıyla konuşmaya başladılar. Çünkü bunların idealindeki Türkiye, bunların idealindeki ülke yönetimi mayıs ayının diğer önemli hadisesi olan 27 Mayıs rejimidir."

ŞİZOFRENİK BİR VAKADIR BU

Vesayet kurumlarını ve mekanizmalarını güçlü bir şekilde sistemin içine yerleştiren 27 Mayıs zihniyetinin 12 Eylül darbesiyle kendini güçlendirdiğini aktaran Erdoğan, o günleri yaşamayanlara tek parti rejimini, 14 Mayıs 1950 heyecanını, 27 Mayıs, 12 Eylül darbesinde yaşananları anlatmanın zor olduğunu aktardı.

1970'lerin Türkiyesini yaşamamış birine, kardeşin kardeşe kurşun sıkmasının ne demek olduğunu anlatabilmenin çok zor olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: "İşte bugün 2023'ü konuşuyoruz. 2053'ü konuşuyoruz 2071'i konuşuyoruz. Belki bizler o günü göremeyeceğiz ama gençlerin bir çoğu Allah'ın izniyle o günleri görecek. İşte biz onun temellerini atıyoruz. Gençler; 2053 inşallah sizlerin olacak ama farklı olacak. İnşallah Yavuz Sultan Selim Köprüsü'yle farklı olacak, inşallah Boğaz'ın altından geçen Marmaray ile farklı olacak, inşallah bu yıl sonu bitecek olan Avrasya Tüneli ilefarklı olacak, inşallah Osmangazi Köprüsü ile farklı olacak, inşallah Çanakkale Köprüsü ile farklı olacak, inşallah yüksek hızlı trenlerle farklı olacak, bizim derdimiz bu. Onların derdi farklı. Eğer Türkiye'nin nereden geldiğini unutursak nereye gittiğimizi de bilemeyiz. Bunun için bir dakikamızı dahi boşa geçirmeyeceğiz. Eskiler derler ki doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşırmış. Bizim doğruyu anlatmadığımız her yerde yalanın defalarca tedavüle sokulduğunu unutmamalıyız. Bu zat, akşam başka konuşur, sabah başka konuşur. Bunda doğru bir ifade bulamazsınız. Şizofrenik bir vakadır bu. Dolayısıyla bunlara şunu telkin etmemiz lazım. Eğer kendinize güveniyorsanız merak etmeyin 2019'da zaten cumhurbaşkanlığı seçimi de var ama ondan önce millet başkanlığa karar verirse... Hadi bakalım, o zaman 'Hodri meydan' deriz. Meydana çıkarsın. İşte görüyorsunuz Türkiye sınırları içinde ve dışında dünyanın en eli kanlı terör örgütlerine karşı tarihi bir mücadele veriyor ama birileri çıkıyor bundan vazgeçmemizi istiyor. Milliyetçi Hareket Partisi çıkıyor diyor ki 'Teröre karşı biz iktidarın yanındayız'. Ama ana muhalefet aynı şeyi söyleyemiyor. Niye? Dert başka dert. Çünkü bunlarla gizli ortaklıkları var. Sıkıntı burada."

Türkiye'nin verdiği şehitlere de değinen Erdoğan, "Bunlarla mücadelemiz, bunları sıfırlayana kadar devam edecek. Milletimizin huzuru için devam edecek. İşte kan denilen olay orada, oraya gidenler 'Biz şehit olmak üzere gidiyoruz' diyorlar ama bunların böyle bir derdi yok." dedi.

"DAİŞ terör örgütünün her gün sınırlarımızdan içeriye attığı roketlere ses çıkarmayanlar bizim vatandaşlarımızın can güvenliğini ve egemenlik haklarımızı koruma çabalarımıza engel olmaya çalışıyor" diyen Erdoğan, ne Avrupa'nın ne de Batı'nın gerçek anlamda bu örgütle mücadele etmek gibi derdi olduğunu, bu örgütle gerçek mücadeleyi Türkiye'nin verdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin şu anda 300 bini Iraklı, 2 milyon 700 bini Suriyeli olmak üzere 3 milyon kişiye baktığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Biz ensarız, onlar da muhacir. Veren el alan elden hayırlıdır. Bize medeniyetimizin, inancımızın yıktığı görevi yerine getirdik. Ne dedik? 'Hayrun Nas Men Yenfeun Nas.' 'İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır' dedik ve bunu yerine getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. Biz kapılarımızı Batılılar gibi kapatamayız, onların denizlerde boğulmasına göz yumamayız. 110 bin denizde terk edilmiş insanı sahil güvenlik botlarımızla kurtardık. Biz buyuz, daha da iyi olacak, sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Allah'ın izniyle durmak yok, yola devam. Bütün bu adımlarla beraber, Halep'i düşürmeye çalışanlara karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz ama kimsenin dönüp de Halep'teki gelişmelere baktığı, rejimin ve onu destekleyen Rusya'nın, İran'ın DAİŞ'in, PYD'nin insanlık dışı baskılarına, katliamlarına karşı harekete geçtiği yok. YPG'nin yaptıklarına yok. Niye? Çünkü kimsenin Suriye diye, oradaki mazlumlar, mağdurlar diye bir derdi yok. İki yüzlülük alınlarına kara bir leke olarak silinmemek üzere kazınmaktadır. Mazlumun ahı yerde kalmaz. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bir gün mutlaka zalimler de onların doğrudan ve dolaylı destekçilerinin de hak ettikleri yafta boyunlarına asılacaktır. Bangladeş'te olanı gördünüz değil mi? Motiur Rahman Nizami, 45 yıl önce oradaki bağımsızlık mücadelesi sebebi nedeniyle yargılanan ve şu anda orada da Türkiye'deki CHP'nin benzeri bir siyasi parti var. Onun başındaki hanım da ne yazık ki Motiur Rahman Nizami'yi verdikleri bir kararla idam ettiler. Yaş 73. 45 yıl önce ona bir gerekçe uydurdular ve idam ettiler. Bu bir ilim adamı, ilim insanı. Aynı zamanda Bangladeş'in eski bakanlarından. İdam ettiler. Bangladeş'te Cemaat-i İslami Partisi Lideri Motiur Rahman Nizami'nin idamına ilişkin ne diyorum biliyor musunuz? Fazla söze gerek yok, 'Zalimler için yaşasın cehennem' diyorum."

Batı'da buna benzer bir olay yaşanması halinde kıyametin kopacağını ancak, ölen Müslüman olduğu için Suriye'de olduğu gibi "alkışlandığını" belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'de idam cezası olmadığı halde yargının verdiği kararlardan terör operasyonlarına kadar her gün ensemizde boza pişirenler, Bangladeş'teki bu vahim olayı görmezden, duymazdan geliyor. Bunun adı vicdansızlıktır, insafsızlıktır, riyakarlıktır." dedi.

Suriye'de rejimin katlettiği 600 bine yakın masumu görmeyenlerden Bangladeş'teki idamlar için harekete geçmelerini beklemenin gerçekçi olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Batı'da eşcinsel evliliği konusundaki tartışmalarda gösterilen sözüm ona özgürlük, hak, hukuk hassasiyetini kendilerine yardım eli uzatan çocuklardan, kadınlardan masumlardan esirgeyenlere yazıklar olsun. Denizlerdeki balinaların, fokların, kaplumbağaların yaşam alanları konusunda gösterdikleri duyarlılığı 23 milyon Suriyelinin hayat hakkından esirgeyenlere yazıklar olsun. Kendi güvenliklerini, refahlarını, konforlarını diğer insanların hayatta kalma mücadelelerinin önünde tutanlara yazıklar olsun. Ülkelerine gelen mültecilerin önce cüzdanlardaki paralarına, kollarındaki, boyunlarındaki ziynetlerine göz diken kölelik ve sömürge döneminin kalıntısı zihniyetlere yazıklar olsun. Her gecenin unutmayın bir sabahı, her kışın bir baharı her yokuşun bir sonu olduğu gibi bu sıkıntıların da biteceği günler elbette gelecektir. Önemli olan milletçe bu imtihanı alnımızın akıyla, vicdanımızın müsterih bir şekilde verebilmemizdir."

Türkiye'nin 3 milyon mağdura misafirlik ederek, tüm tehlikelere ve tehditlere rağmen sınırlarını ve gönlünü mazlumlara açık tutmaya devam ettiğini aktaran Erdoğan, "İnşallah, günün aydınlanacağı, baharın geleceği o güne kadar da böyle devam edeceğiz. Anadolu, yüz yıl önce de daha evvelinde de bu tür sınamalarda kendini hep ibra etti." dedi.

- KİLİS

Erdoğan, Kilislilere de seslenerek, "Kilis'teki kardeşlerim, biliyorum sıkıntınız büyük. 'Men sabera zafera.' Sabreden kimse zafere ulaşacaktır. Hiç endişeniz olmasın. Türkiye'nin bu zor günlerinde sabırlarıyla, metanetleriyle, fedakarlıklarıyla devletlerine, milletlerine destek olan tüm vatandaşlarımızdan Allah razı olsun. Şundan emin olun, yapılan hiçbir fedakarlık boşa gitmemiştir, gitmeyecektir. Bu fedakarlıklar evlatlarımıza bizden sonraki nesillere daha büyük daha güçlü daha müreffeh bir Türkiye yolunda atılmış önemli adımlardır. Bugünlerin anlamı, çeyrek yüzyıl, yarım yüzyıl sonra daha iyi değerlendirilecektir. Nasıl biz bugün 14 Mayıs 1950 tarihini, o tarihi yazanları rahmetle yadediyorsak, inşallah bu sıkıntılı günlerde ülkesine ve milletine hizmet eden herkes de ileride aynı şekilde tazimle anılacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcıları şehitler için Fatiha okumaya davet ettikten sonra Rabia işareti yaptı.

Erdoğan, konuşmasını, "Biliyorsunuz, Rabia'yı unutmayacağız. Rabia bizim için çok önemli. Bizi bölmek isteyenlere karşı ne diyeceğiz? Tek millet, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle Gürcüsüyle, Abhazasıyla, Boşnakıyla Arnavutuyla velhasıl 79 milyon tek millet. İki, bu milletin tek bayrağı var. Tek bayrak, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır'. Vatan lafla olmaz arazi, tarla değildir. O şehit kanlarıyla yoğurularak vatan olur ve bizim 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımız da böyle vatan olmuştur. Öyleyse üçüncüsü tek vatan. Tek devlet, devlet içinde devlet olmaz. Neymiş o paralel devlet. Bu paralel devletin başı nerede? Diğerleri niye gitmiyor onun yanına. Oraya gitsinler, orada tedavi olsunlar. Kimi kaçıyor, gidiyor, kimi de cezaevinde." diye tamamladı.

Erdoğan, daha sonra "Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda" şarkısının sözlerini katılımcılarla birlikte söyledi.

Toplu açılış töreninin yapılacağı Perşembe Pazarı alanının etrafına Türk bayrakları, Cumhuriyetin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterleri asıldı.

Vatandaşlar kendileri için ayrılan alana, arama noktalarından geçerek girerken, meydanın çeşitli yerlerine dev ekranlar kuruldu.

Törene, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzel, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da katıldı.

Erdoğan, tören öncesinde Fatime İçen isimli vatandaş ve ortaokul öğrencisi kızı Kevser İçen'le sohbet ederken, İçen'in omurilik açıklığından dolayı doğuştan bedensel engeli hakkında bilgi aldı.

PAYLAŞ
Yazdır
Yatırım Yeri / Toptan Al-Sat
Yatırım Yeri / Wholesale