Euler Hermes, Brexit'in ardından 2017'de Birleşik Krallık'ta 20 bin 400 şirketin iflas edeceğini aktardı.

Dünyanın lider alacak sigortası şirketi Euler Hermes, Brexit'in gerçekleşmesi durumunda Birleşik Krallık'ta 2012 yılından bu yana ilk kez iflaslarda artış kaydedileceğini ve 2016'da iflasların yüzde 1 oranında artacağını açıkladı. 2017 yılında ise iflaslardaki artışın devam ederek yüzde 4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. İflasların yüzde 35'inin ise perakende, ticaret ve inşaatla ilgili faaliyetlerden geleceği öngörülüyor.

Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran'a göre Birleşik Krallık'ın şu anda güçlü ve zayıf yanları şöyle:

Güçlü Yanlar:
Destekleyici ekonomik ve mali politikalar
Uygun finansal koşullar
Sağlıklı bankacılık sektörü
Farklı alanlara yönlendirilmiş ihracat yapısı
Mali konsolidasyonun yolda olması

Zayıf Yanlar:
Yüksek ticari işlemler açığı
Yüksek cari işlemler açığı
Brexit'le ilgili belirsizlikler
Kişi başı gelirlerdeki düşüş
Verimlilik büyümesinin düşük olması

Euler Hermes Türkiye CEO'su Özlem Özüner konuyla ilgili olarak "Birleşik Krallık ve AB arasında Serbest Ticaret Anlaşması yapılması durumunda bu modelin Türkiye için de geçerli olması ihtimalini göz önünde bulundurarak sürecin Türkiye'ye olumlu yansımasını bekliyoruz" dedi.

En büyük darbeyi finansal sektör alacak
Euler Hermes'in açıklamalarına göre Brexit nedeniyle en büyük darbeyi finansal sektör aldı ancak otomotiv, inşaat ve perakende sektörleri de iki haneli zararlarla karşı karşıya. İngiltere Merkez Bankası'nın bu süreçte gerekli olduğunda 250 milyar Sterlinlik (GBP) likidite sunmaya hazır olduğu, enflasyon yüzde 1'in altında seyredebileceği için Bankanın 2017'ye kadar destekleyici politikasını sürdüreceği belirtiliyor.

Diğer yandan, USD karşısında yüzde 10 değer kaybeden GBP'deki düşüş ise 2017'da daha yüksek enflasyon oranlarına işaret ediyor (yüzde 2,7 artış). GBP'deki değer kaybının özel tüketime de olumsuz yansıyacağı öngörülüyor.

AB ile Serbest Ticaret Anlaşması yapılacak mı?
Eylül 2016'da AB Anlaşması'nın 50'nci maddesinin yürürlüğe alınması ile çıkış müzakerelerinin iki yıllık süresi başlamış olacak. "Yumuşak Çıkış" senaryosunun gerçekleşmesi durumunda Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmasıyla Birleşik Krallık'lı şirketler daha düşük gümrük vergilerinin avantajlarından faydalanabilecek ancak ihracat alanında rekabetçiliklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaklar. "Sert Çıkış" senaryosu kapsamında ise Brexit resmi olarak gerçekleşmeden önce Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmaması durumunda Birleşik Krallık ile AB arasındaki ticaretin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına göre gerçekleşmesi gerekecek. Bu durumda DTÖ'nün tanımladığı gümrük vergileri geçerli olacağı için Birleşik Krallık'ın ticari faaliyetleri daha sert bir darbe alabilir.

Bunlara ek olarak, GBP'deki değer kaybı nedeniyle ithalat maliyetleri artacak. Birleşik Krallık'ın ticaretinin yüzde 60'ından fazlasını AB ile yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, ticari işlem açığı yüksek olduğu için şirketlerin kârlılığı bu durumdan olumsuz etkilenebilir.